YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12727
KARAR NO : 2014/11192
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2013
NUMARASI : 2011/482-2013/34
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2013 tarih ve 2011/482-2013/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait M/V I.. gemisinin davalı G… International A.G. firmasına stemmor charter party formu kira sözleşmesi ile kiralandığını, sözleşmenin 17. maddesine göre yükleme ve tahliyenin gönderici ve alıcıya ait olacağını, müvekkiline ait gemi ile kömür taşındığını, konşimentoya göre kiracı aynı zamanda yükleyici, alıcı ise M.. M.. A.Ş. olduğunu, geminin İskenderun rıhtımına geldiğinde kömürden çıkan gazların etkisiyle patlama olduğunu ve römorkörlerle deniz suyu sıkıldığını, yangının bu şekilde söndürüldüğünü, gemi ve yükteki hasarların tespit edildiğini, olayın meydana gelmesinde alıcı ve yükleyicinin sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 9.500 Dolar ve 4.214.916.229 TL zararın 31.10.1996 olay tarihinden itibaren reeskont faizi ve Merkez Bankası’nın bir yıllık mevduatına uyguladığı %5 oranında faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sözleşmesinin 46’ncı maddesi uyarınca bu taşımadan doğacak tüm ihtilaflarda Londra-İngiltere Mahkemeleri’nin yetkili kılınıp İngiliz Hukuku’nun uygulanacağını, MÖHUK’nın 31. maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olmadığını, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davacının aktif dava ehliyeti ve sıfatının bulunmadığını ayrıca, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tüm taşıma süresi boyunca yükte herhangi bir kızışmanın meydana gelmediğini, yükün yanmasının tek sebebinin gemi kaptanı ve gemi adamlarının yüke göstermeleri gereken özendeki kusurları olduğunu , gemi kaptanın tahliye limanına geldikten sonra kendisine yük ile ilgili hiç kimseden bir talimat gelmemesine rağmen ambar kapaklarını açması ve daha sonra kapatması ve yükün hava ile temasını sağlaması sonucu yükün kızışmasına neden olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini ayrıca, müvekkilinin uğradığı zararın takas ve mahsubunu istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yangının meydana gelmesine gemi kaptanı ve gemi adamlarının tüm emniyet ve tedbirlerin tarif edildiği Katı Halde Dökme Yükler Hakkında Emniyetli İşlem Kuralları’na uymaması sonucu kusurlu davranışlarının sebep olduğu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde yükleme ve tahliye ile ilgili olarak her ne kadar yükleme, boşaltma ve trimming’den donatanın sorumlu olmayacağı kaydı bulunsa da, bu kaydın gemi kaptanının yüke gözetim görevini ortadan kaldırmadığı, yükün bir şekilde yanmadan limana getirildiği, ancak sefer süresince gemi kaptanı ve gemi adamlarınca kurallara uygun kontrollerin yapılmadığı, yükün tahliyesi süresince de gemi kaptanının yüke özen ve gözetim görevinin devam ettiği, kömür yükünün özellikle uzun süreli taşımalarda kendi kendine kızışma özelliği taşıdığının işini bilen her ehil kaptan tarafından bilindiği, gemi kaptanına ambar kapaklarını açması veya kapatması talimatını kimin verdiğinin hiçbir öneminin bulunmadığı, işinin ehli kaptanın ambar kapaklarını bir defa açtıktan sonra gaz ve sıcaklık ölçümlerini yapmaksızın ambar kapaklarını tekrar kapatılmamasını bilmesi gerektiği, kim tarafından yapılırsa yapılsın ambar kapaklarının yeniden kapatılması talebini reddetmesi gerektiği, kiracı ve yükleyici sıfatını haiz davalı G.. International A.G.’nin dava konusu zararı doğuran yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık gemideki yangının çıkmasında kusurun kime ait olduğunun tespiti noktasında toplanmaktadır. Mahkemece alınan önceki tarihli bilirkişi raporunda kusurun davalı tarafta olduğunun belirtilmesine rağmen hükme dayanak yapılan son raporda kusurun davacıda olduğu bildirilmiş, özel ve teknik bilgiyi gerektiren işbu uyuşmazlık konusu olayda raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Bu itibarla, mahkemece aralarında maden mühendisi ve uzak yol kaptanı ile deniz taşıması alanında uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.