Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8969 E. 2014/11180 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8969
KARAR NO : 2014/11180
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ : BURSA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2011/557-2013/829

Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/10/2013 tarih ve 2011/557-2013/829 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde arkeolog olarak devlet memurluğu görevi yapan müvekkilinin kazı sempozyumu için 25.04.2011 tarihinde Bodrum’a gönderildiğini, müvekkilinin Antalya’nın Akseki İlçesi’nde vatani görevini yapmakta olan oğlunun 29.04.2011 tarihinde yapılacak olan askeri yemin törenine katılabilmek için 28.04.2011 tarihinde, 22.30’da Bodrum otogarından kalkacak olan otobüs için bilet aldığını, Bodrum otogarından hareket eden otobüsün daha Muğla’ya varmadan arızalandığını, aracın tamiri için çağrılan tamircinin 1,5 saat sonra geldiğini ancak, aracın tamirinin mümkün olmadığını, sonrasında 1,5 saat daha bekletildiklerini, müvekkilinin otobüs şoförüne defalarca oğlunun yemin törenine yetişmek zorunda olduğunu ve bu konudaki endişesini belirtmiş ise de, davalı firmaya ait şoför ve muavinlerin umursamaz tavırlarıyla karşılaştığını, 3 saat bekledikten sonra yeni otobüs geldiğini ve Antalya otogarına sabah 8.45’de ulaştıklarını, müvekkilinin davalı firma yetkililerinden oğlunun saat 11.00’de yapılacak yemin törenine yetişebilmesinin sağlanmasını istemesine rağmen herhangi bir çözüm üretilmediğini, müvekkilinin davalının tedbirsiz ve özensiz davranışları nedeniyle oğlunun yemin törenine katılamadığını ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK’nın 3, 4 ve 5. maddelerine göre aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli bulunduklarını, davacının talebi göz önüne alındığında davalı tarafa ait otobüste seyahat etmekte iken uğradığı zararın giderilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 12 ve diğer maddelerinde düzenlenen taşıma hukukundan kaynaklandığı, ” taşıma hukukuna” ilişkin bütün işlemlerin ticari iş niteliğinde olması sebebiyle işbu davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu, HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görevsizlik nedeni ile usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bursa Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bursa Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 5/3. maddesinde, 6335 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile yapılan değişiklik ile Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Ancak; yine 6102 sayılı Yasa’ya 6335 sayılı Yasa ile eklenen geçici 9. maddede; “Bu kanunun göreve ilişkin hükümleri, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmaz. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabidir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla, 6102 sayılı Yasa’nın yürürlüğünden önce açılmış olan davada görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.