YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12901
KARAR NO : 2014/19186
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2012/89-2014/17
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2012/89-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait Ekin Tv isimli televizyon kanalında müvekkili meslek birliği üyesi icracı sanatçıların şarkı ve videoların izinsiz ve FSEK’na aykırı bir şekilde kullanıldığını ileri sürerek, 2011 yılı içinde icraların izinsiz-lisanssız kullanılmış olması sebebiyle şimdilik 53.000 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, dava değerini 159.000 TL’ ye çıkartmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın davacıların hak takibine yetkili olduğu bazı icraları izinsiz kullandığı, davacının mali hakları takip ve tahsil yetkisinin bulunduğu, sunulan deliller ile taleplerin uyumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı Kanun gereğince davacı meslek birliği üyelerinin yorumladığı eserlerin izinsiz ve bedel ödenmeden kullanılmasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin sıfat belirtilmeksizin Y.. K..’a tebliğ olunduğu, ön inceleme gününün ise Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapıldığı, davalı şirketin duruşmaya katılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligat usulsüzdür. Şu halde, usulüne uygun olmayan tebligatlara dayanılarak, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenme hakkı gözetilmeden davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.