Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7394 E. 2014/14132 K. 19.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7394
KARAR NO : 2014/14132
KARAR TARİHİ : 19.09.2014

MAHKEMESİ : KOCAELİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/01/2012
NUMARASI : 2004/482-2012/21

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/01/2012 tarih ve 2004/482-2012/21 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta acenteliği yaptığını, davalı birliğin müvekkiline gönderdiği 26.03.2003 tarihli yazıda birlik bünyesinde toplam 2850 adet araçla hizmet verdiklerini, bu araçların ZMMS ve kasko poliçelerinin yaptırılmasının düşünüldüğünü, 600-650 aracın 2003 yılında, diğer araçların müteakip yıllarda sigorta yaptırıldığının bildirilmesi üzerine müvekkilinin davalıya teklif gönderdiğini, teklif sonucu 19.08.2003 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede 2003 yılı için asgari 650 aracın sigortasının yaptırılması gerektiği, sözleşme süresinin 3 yıl olduğunun düzenlendiğini, müvekkilinin 07.04.2003 tarihinden itibaren davalı birlik araçlarına poliçe düzenlemeye başladığını, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu sözleşmeye güvenerek yeni bir yer daha kiraladığını, yeni bilgisayarlar, ekipman aldığını, 2 sekreter daha çalıştırmaya başladığını, 20.000,00TL üzerinde masraf yaptığını, davalının edimini yerine getirmeyip 2003 yılında sadece 234 aracı sigortalattığını, devamında sigorta yaptırmadığını, sözleşme süresi üç yıl olup davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin ıslahla toplam 315,528,91 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tahsil ettiği primleri Sigorta şirketine aktarmaması nedeniyle kooperatif üyelerinin mağdur olduğunu, bu durumun sigorta şirketince de farkedilmesinden sonra A. Sigorta A.Ş’nin davacının acentelik sözleşmesini feshettiğini, daha sonra da müvekkili ile irtibata geçerek yine kendi acentesi olan F. E ile çalışmaya devam edilmesini bildirdiğini, davalının zararının meydana gelmesinde davalı birliğin bir kusuru bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 26.02.2003 tarihinde davalı birliğinin davacıya hitaben gönderdiği yazı ile birlik bünyesinde toplam 2850 araç olduğunun, bunların sigortalarının tek çatı altında toplanmasının hedeflendiğinin, 2003 yılında 600-650 araçlık sigorta yapılacağının ve bu konuda teklif beklendiğinin bildirildiği, davalı birliğin 20.03.2003 tarihli yazısı ile en uygun teklifin davacı tarafından verildiğinin, bunun sözleşmeye dökülmesi durumunda sigorta işlerinin yaptırılmasına oy birliği ile karar verildiğinin belirtildiği, davacı ile davalı arasında 3 yıllığına sözleşme yapıldığı, 08.04.2003 tarihinden itibaren davacının davalı birliğe ait araçlar ile ilgili sigorta işlemlerini yapmaya başladığı, 10.11.2004 tarihinde davacının acentelik sözleşmesinin dava dışı Ankara Sigorta Şirketi tarafından fesih edildiği, davalının 2003 yılı sonuna kadar toplam 650 aracın sigortasının yaptırılacağını taahhüt etmesine rağmen 234 araç sigorta edilip 416 aracın sigortasının yaptırılmadığı, 2003 yılı için davacının 416 aracın sigorta komisyonunu davalıdan talep edebileceği, sözleşmenin süresi 3 yıl olup fiilen 07.04.2003 tarihinde sigorta poliçeleri düzenlenmeye başlandığından sözleşmenin sona ereceği 07.04.2006 tarihine kadar 2850 aracın sigortasının yaptırılması gerektiği, sözleşmenin sonu olan 07.04.2006 tarihi ile 2003 yılı sonu olarak kabul edilen 01.01.2004 tarihi ile 07.04.2006 tarihleri arasında geçecek 2 yıl 3 ay 8 günlük sürede 2850-650= 2150 aracın daha sigortasının yaptırılması gerektiği bunun ise aylık 83 araca tekabül ettiği, davacının acentelik sözleşmesinin 13.10.2004 tarihinde fesih edildiği, 01.01.2004 ila acenteliğin sona erdiği 13.10.2004 tarihi arasında kalan 9 ay 13 günlük süre için davacının sigorta poliçesi düzenleyebileceği, bu süreye tekabül eden araç sayısının ise yaklaşık 747 araç olabileceği,2003 yılından kalan 416 araçta dikkate alındığında toplam 1163 araçlık poliçenin davacıya yaptırılması gerektiği, davacının davalıya sözleşme gereği ödemesi gereken komisyon da düşüldüğünde davacının toplam 1163 araç için 144.734,19 TL komisyon kazancından mahrum kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 144.734,19 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, önce davacı vekili süresinde temyiz etmiş, 20.06.2012 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat etmiştir. Mahkeme ek karar ile feragat nedeniyle hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı tarafa yapılan karar tebliği 27.04.2012’de işçi Tuğba Dirik’e yapılmış olup, davalı vekili 27.07.2007 tarihli temyiz dilekçesi ile tebligatın yapıldığı kişinin kendi çalışanı olmayıp başka bir işyerinin sigortalı çalışanı olduğunu belirttiğinden mahkeme SGK’dan gelen yazı üzerine kesinleşme şerhini kaldırmıştır. Davalının temyiz dilekçesi davacı tarafa tebliğ edince davacı vekili temyize cevap dilekçesi ile davalı temyizinin süresinde olmadığını belirtmiş ve daha önce feragat ettiği temyiz dilekçesindeki aynı sebeplerle kararı tekrar temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının taahhüt ettiği sayıda aracın sigorta poliçelerinin davacıya yaptırılmaması nedeniyle davacı tarafın uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı taraf savunmasında, davacının tahsil ettiği primleri dava dışı sigorta şirketine aktarmaması nedeniyle kooperatif üyelerinin mağdur olduğunu, kooperatif üyelerinin yaptıkları kazalardan sonra davacının kusurlu davranışları nedeniyle zararlarının giderilmediğini, sigorta teminatından faydalanamadıklarını, uğranılan zararların giderilmesi için davacı aleyhine icra takipleri yapıldığını, bu durumun sigorta şirketince de fark edilmesinden sonra A.Sigorta A.Ş’nin davacının acentelik sözleşmesini feshettiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı taraf, sözleşme hükümlerinin davacının kusurlu eylemleri nedeniyle ihlal edildiğini savunarak, ödenmeyen sigorta bedeline karşılık verilen senedin de davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı aleyhine başlatılan icra takibinin numarasını bildirmiştir. Yine prim ödemesi yapılmasına rağmen rizikonun gerçekleşmesinden sonra davacının kusurlu eylemleri nedeniyle sigorta bedelinin tahsil edilemediği, sigorta teminatından yararlanılamadığına dair tanık deliline başvurmuştur. Mahkemece, davalı tarafın bu yöndeki savunması üzerinde durularak davalının iddia ettiği sigorta primlerinin sigorta şirketine aktarılıp aktarılmadığı hususunun taraf delilleri doğrultusunda araştırılması, gerektiğinde poliçe bazında sigorta şirketinden sorulup hasar dosyası getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.