Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17411 E. 2014/19233 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17411
KARAR NO : 2014/19233
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ : ELAZIĞ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2014
NUMARASI : 2014/188-2014/159

Taraflar arasında görülen davada Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2014/188-2014/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Harput Şubesi’nden 08.03.2008 tarihinde kullandığı iş yeri kredisi nedeniyle müvekkilinden komisyon, kredi kullandırma masrafı, sigorta ekspertiz masrafı adı altında 7.344,42 TL tahsil edildiğini, bu tahsilatların sözleşmelerde yer alan haksız şart niteliğindeki hükümlere dayanılarak yapıldığını ileri sürerek tahsil edilen 7.344,42 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı vekili 06.03.2014 tarihli celsede davayı faiz yönünden ıslah ettiklerini alacağa kesinti tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep ve dava etmiştir. İlk etapta Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılan davada alınan bilirkişi raporu sonrasında davalıya kullandırılan bir kısım kerdilerin ticari nitelikle olduğu gerekçesiyle bu krediler yönünden dava tefrik edilerek davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır.
Davalı vekili, davacıya kullandırılan kredinin ticari kredi olduğunu, kullandırılan kredi nedeniyle bankanın ücret isteme hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın 4077 sayılı Yasa uyarınca istirdat istemiyle açılan dava olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede faiz dışında alınan masraflara ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, masraflara dair sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde olduğu, davalının aldığı ücretlerin zorunlu masraflardan olduğunu ispat edemediği, içeriğine tüketicinin müdahale edemediği sözleşme hükümleri uyarınca masraf ve komisyon tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu 2625,00 TL’nin 367,50 TL’sine 20.06.2012, 525,00 TL’sine 10.08.2012, 682,50 TL’sine 10.08.2012, 525,00 TL’sine 10.08.2012, 525,00 TL’sine 30.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan ticari nitelikli kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bu kabul uyarınca yapılan yargılama neticesinde 4077 sayılı Yasa hükümleri uygulanılarak davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir. Ancak; mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir. Dosya kapsamındaki belgelerden davacının, davalı bankadan 02.04.2009 tarihli tüketici kredisi, 20.02.2008 tarihli Ticari Kredi (Genel Kredi), 09.08.2012 tarihli ticari kredi (Genel Kredi) kullandığı anlaşılmaktadır. Dava ilk etapta tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmekte iken alınan bilikişi raporu sonrasında ticari krediler yönünden tefrik olunup mahkemenin yukarıda gösterilen esasına kaydedilmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan ücretlerin de tarih itibariyle davacının 09.08.2012 tarihinde kullandığı ticari krediden kaynaklandığı anlaşılmakta olup, 4077 sayılı Yasa’nın somut olaya uygulanırlığı bulunmamaktadır. Öte yandan tacir olan davalı bankanın, müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetleri nedeniyle hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi adlar altında münasip bir ücret tahsil etmesine yasal bir engel de yoktur. Bu açıklamalar uyarınca mahkemece öncelikle; davalı bankadan 2 adet ticari kredi kullanıldığı gözetilerek davanın hangi kredi nedeniyle açıldığı, dava edilen ücretlerin neler olduğu ve tutarları davacıya açıklatırılmalıdır. Davacının yapacağı açıklamalar sonrasında uyuşmazlığın hallinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi bakımından bankacılık işlemleri hususunda ehil kişilerce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp; kullanılan kredi nedeniyle dava konusu masrafların kesildiği iddia edildiğine göre bu iddia üzerinde durulup, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranları irdelenip, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle alınacak rapor uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.