YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7482
KARAR NO : 2014/14156
KARAR TARİHİ : 19.09.2014
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2012
NUMARASI : 2011/139-2012/161
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/10/2012 tarih ve 2011/139-2012/161 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. M. B ile davalılar vekili Av. S ÖTekin dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı M.. D.. ile davacı arasında boşanma davasının devam ettiğini, davalıların kendilerini şirkete almadığını, şirketle ilgili bilgi vermediğini, şirket mal varlığını eritmeye çalıştıklarını, yönetim ve denetim raporlarının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket yöneticilerinin şirketin imkanlarını kendilerine kullandıklarını ileri sürerek, davacıya ait hisselerin 31.12.2010 tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin tespitini, 07.02.2011 tarihli genel kurulun 5,6,7,8 ve 9 nolu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıya genel kurul günü ve gündeminin tebliğ edildiğini, buna rağmen toplantıya katılmadığını, şirketin aktiflerinin azalmasının söz konusu bulunmadığını, hisselerin piyasa rayiç değerinin tespitinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya genel kurul toplantısına davetin usulüne uygun olarak yapılmasına rağmen genel kurula katılmadığı, bu itibarla alınan kararlara karşı iptal davası açamayacağı, hissesinin 31.12.2010 tarihi itibariyle rayiç değerinin 89.193 TL olduğu gerekçesiyle, genel kurulun iptaline yönelik istemin reddine, davacının şirketteki payının 89.193 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı vekili 31.12.2010 tarihi itibariyle hisselerinin piyasa rayiç değerinin tespitini talep etmiş, mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir. Eda davası açma olanağı varken tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının hisselerinin rayiç değerinin tespiti isteminde hukuki yararı bulunmadığı kabul edilerek, talebin reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 19/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.