YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7430
KARAR NO : 2014/14157
KARAR TARİHİ : 19.09.2014
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2012
NUMARASI : 2010/30-2012/442
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2012 tarih ve 2010/30-2012/442 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Mu. İl. ile davalı vekili Av. N.. E.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A. T. Kimyevi Mad. A.Ş. firmasından enjeksiyon kalıbı kiraladığını, kira süresinin sona ermesi nedeniyle Gaziantep/Bursa arası kalıpların taşınması için davalı firma ile anlaştıklarını, sürücünün hızlı şekilde kavşağa girmesi nedeniyle kalıpların yere düşerek zarar gördüğünü ileri sürerek, 49.000 EURO tamir bedeli, 10.181,63 TL kalıpların süresinde teslim edilmemesi nedeniyle ödenen ilave kira bedeli, 20.939,28 TL hasarlı kalıpların tamir için yurt dışına gönderilmesinden kaynaklanan gümrük vs. giderlerin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 6762 Sayılı TTK’nun 767. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının kiracı olması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin taşıyıcı sıfatının olmadığını, hasarın hatalı yükleme ve ambalajlamadan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, enjeksiyon kalıplarının davacı tarafından hatalı yüklendiği, makinenin özellikleri konusunda taşıyıcının bilgilendirilmediği, davalının ise yüke nezaret yükümlülüğü bulunduğu, yükün özelliklerine göre aracı uygun şekilde sevk ve idare etmediği, olayda tarafların %50 kusuru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.500 EURO tamir bedeli ve ilave kira ve yurt dışı götürme bedeli 15.560,45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava, taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili taşınmak üzere davalıya teslim edilen emtianın kaza sonucu hasar gördüğünü ileri sürerek, 49.000 EURO’nun tahsilini istemiş, mahkemece olayda tarafların %50 kusurları bulunduğu gerekçesiyle, 24.500 EURO tamir bedeline hükmedilmiştir. Oysa, 6762 Sayılı TTK’nun 785/2.maddesi uyarınca hasardan doğan tazminatın eşyanın gönderilene teslim edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekirken yasa hükmüne uygun hesaplama tarzı içermeyen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, tazminat miktarının 6762 Sayılı TTK’nun 785/2. maddesi uyarınca belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
TTK’nun 785. maddesi uyarınca yapılacak hesaplamanın temeli, kural olarak, taşıyıcıya verilen bir değerin iade edilmesi esasına dayanmaktadır. Dosya kapsamı uyarınca, somut olayda emtianın yurt içinde tamiri mümkün olmayan hassas enjeksiyon kalıplarından ibaret olduğu, hasarlı halleriyle ancak hurda olarak değerlendirilebilecekleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, taşınan emtianın hasarsız haliyle hasarlı hali arasındaki farkın bilirkişiler marifetiyle tespit edilerek, tamirinin ekonomik olup olmadığı, bir diğer söyleyişle emtianın “pert total” kabul edilip edilmeyeceği saptandıktan sonra gerekirse hurda bedeli düşülüp emtianın rayiç değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi, aksi halde hasarlı kalıpların tamiri için yapılan tüm giderlerin tazmini, bir başka deyişle, hasarlı hassas kalıpların fonksiyonunu tam olarak icra edebileceği hale dönüştürülmesi için gereken tüm masrafın taşıyıcıdan tahsili suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması, bozma gerekçesinin bu çerçeveye oturtulması gerektiği kanısındayım. Bu nedenlerle, Dairemizin muhterem çoğunluğunun kararın bozulmasına ilişkin gerekçesine bütünüyle katılmaya imkan görmüyorum.