Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7396 E. 2014/14159 K. 19.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7396
KARAR NO : 2014/14159
KARAR TARİHİ : 19.09.2014

MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2012
NUMARASI : 2008/541-2012/457

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 tarih ve 2008/541-2012/457 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.09.2014 günü hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Av. M.. B.. ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Av. F. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davada davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında 09.03.2006 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, ticari ilişkinin karşılıklı görüşmeler ile 01.03.2008 tarihinde sonlandırıldığını, 2 yıl süren ilişkisi çerçevesinde ilk açılış sırasında 50.201,00 TL, 03.04.2006 tarihinde 40.000,00 TL, 06.04.2007 tarihinde 25.000,00 TL kira ödemesi yaptıklarını, yine Turkcell firmasından bayilik gereği 10.842 TL prim hak edişleri doğduğunu ileri sürerek, 126.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise borçları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, davacı-birleşen davada davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak faaliyetlerine son verdiğini, bunun üzerine 24.04.2008 tarihinde sözleşmeyi haklı nedene dayalı olarak feshettiklerini, cari hesaptan kaynaklı alacaklarının ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 135.649,50 TL’nin tahsilini, asıl davanın ise reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 09.03.2006 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre kar ve zararın eşit olarak paylaştırılacağı, davacı-birleşen davada davalının kendi kayıtlarına göre 7.192,61 TL alacaklı olduğu, ancak sözleşmenin 8. maddesine göre davalı-birleşen davada davacı şirketin kayıtlarının esas alınacağı, bu durumda alacak miktarının 21.128,10 TL olduğu, birleşen davada ise şirket kayıtlarında acentenin cari hesap kaydının bulunmadığı, şirketin kayıtlarına göre cari hesap alacak borç durumunun tespit edilemediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 21.128,10 TL’nin tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Asıl ve karşı dava acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı-karşı davalı vekili bilirkişi raporuna karşı dilekçesinde, acente olarak davalı-karşı davacının pos cihazıyla satış yaptıklarını, satışlara ilişkin banka hesap ekstresi, kredi kartı sliplerinin, fatura ve defterlerin karşılıklı olarak incelenmesi gerektiği belirterek itirazda bulunmuş, yine davalı-karşı davacı vekili, satış rakamlarının gerçeği yansıtmadığını, kira ödemelerine karşılık davacı-karşı davalıya mal teslimi yapıldığını belirterek ciddi itirazlar yaptığı halde, mahkemece anılan itirazları karşılar şekilde inceleme yapılmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporu da yetersizdir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınarak, acentenin satış yaptığı pos cihazına ilişkin banka hesap ekstreleri ve slip kayıtları incelenerek, fatura ve defterler karşılıklı olarak değerlendirilerek, tarafların itirazlarını da karşılar şekilde araştırma yapılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.