Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11676 E. 2014/19242 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11676
KARAR NO : 2014/19242
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2013
NUMARASI : 2010/88-2013/281

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2010/88-2013/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kanunla kurulu bir kurum olduğunu ve sahibi bulunduğu TSE markasını beş farklı biçimde düzenleyerek, tescil ettirdiğini, davalı şirketin, taraflar arasında harhangi bir lisans sözleşmesi bulunmamasına rağmen, üretip satmakta olduğu aydınlatma armatürleri ve diğer ürünlerinin tanıtım kataloğunda ve “www. Betaaydinlatma.Com ” adlı internet sitesinde baklava dilimli TSE markasını kullandığını, müvekkiline ulaşan dilekçe üzerine müvekkilinin kendi web sayfasında inceleme yaptığını ve B..Ltd. ‘ye verilmiş bir TSE belgesine rastlamadığını, müvekkilinin, yönerge’nin 10.2 hükmü uyarınca ve TSE yurt içi marka kullanım ücret Çizelgesi’ne göre emsal belge/ marka kullanım tavan ücreti olan 4.000 TL + KDV’nin 2 katı olan 9.440,00 TL maddi ve manevi tazminat talep etme hakkını haiz olduğunu belirterek, TSE markasına vaki tecavüzün önlenmesine ve 9.440 TL maddi, 47.200 TL manevi tazminatın, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ihbar içerikli e-mailin gönderilme tarihin 23/03/2009 olduğunu; davanın ise 06/05/2009 tarihinde ikame edilmekle, zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını, ayrıca, davacının şikayeti üzerine müvekkili şirket aleyhine başlatılan soruşturma neticesinde Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/16731 Haz. sayılı dosyasına konu, Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/1600 D. İş sayılı kararına istinaden yapılan aramada “TSE damgalı ya da logolu herhangi bir ambleme rastlanılmadığına ilişkin zapıt tutulduğunu, bunun üzerine 13/05/2009 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiğini, bu nedenle vaki tecavüzün bulunmadığını, ayrıca talep olunan maddi ve manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı iş yerinde dava konusu edilen marka tecavüzüne ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığı, gerek şikayet dilekçesi ve gerekse dava dilekçesine ekli olarak sunulan
web sitesi çıktılarının fotokopi evrak olduğu, davalı tarafın muvafakati olmadığından, delil kabul edilemediğini, bilirkişi incelemesi neticesinde davaya konu web sitesi üzerinde geriye doğru yapılan inceleme de markanın haksız olarak kullanıldığına dair bir tespitin de bulunmadığı, gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/4. maddesi “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmünü haiz olmakla, maddi ve manevi tazminat davalarının tamamının reddedildiği de dikkate alınarak, davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.