YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7653
KARAR NO : 2014/14252
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2011/158-2013/301
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2011/158-2013/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sahibi olduğu işyerinde 27.10.2010 tarihinde yapılan arama neticesinde, müvekkil meslek birliğine üye yayınevlerinin mali hak sahibi olduğu eserlerin izinsiz fotokopi yoluyla çoğaltıldığının tespit edildiğini ileri sürerek FSEK 68. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1,000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin mali haklarına muhtemel saldırı tehlikesinin bulunması nedeniyle FSEK 69. maddesi gereğince muhtemel tecavüzün men’ine ve buna dair gerekli tedbirlerin alınmasına, işin yapılmasına yönelik emir verilmesine, işyerinin kapatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.6.2013 havaleli ıslah dilekçesiyle FSEK 68. maddesi uyarınca talep ettiği telif tazminatı tutarını 42.144,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işyerinde kanunun suç saydığı bir faaliyetin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının sunduğu belgeler uyarınca dava açma hakkının bulunduğu, davalının tek odalı bir yerde fotokopi işleri yaptığı, işyerinin fiziki durumu itibariyle sadece yakında bulunan 9 Eylül Üniversitesi’nin öğrencilerine hitap ettiği, bu bölgede benzer işle uğraşan başka işletmelerin de bulunduğu, her ne kadar bilirkişilerce kitapların muhtemel baskı sayısının 300 adet olacağı belirtilmiş ise de ortalama öğrenci sayısı ve diğer işyerlerinin mevcudiyeti dikkate alındığında her bir ders kitabı yönünden 100 adet çoğaltma olacağının kabulünün hakkaniyete uygun olduğu, gerekçesiyle 14.038,00 TL tazminatın 27.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya dair istemin reddine, davaya konu kitapların fotokopilerinin çekilmesine dair muhtemel tecavüzün men’ine, davalı vekilinin sadece cevap dilekçesi sunup duruşmalara iştirak etmemesi sebebiyle davalı vekili yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının haksız eylemleri nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiş, 21.6.2013 havaleli ıslah dilekçesiyle davasını ıslah ederek maddi tazminat talebini 42.144,00 TL’ye yükseltmiştir. Mahkemece davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davalı yararına reddedilen kesim yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Dosya kapsamından davalı vekilinin dosyaya vekaletname ibraz edip cevap dilekçesi sunduğu sabittir.Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinin “Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır” ve 5. maddesinin “Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.” hükümleri uyarınca davalı vekilinin vekalet ücretine hak kazandığı gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle reddedilen kesim yönünden davalı yararına vekalet ücreti taktir olunmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.