Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7224 E. 2014/9278 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7224
KARAR NO : 2014/9278
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ : KONYA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2014/43-2014/43 D.İŞ.

Konya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2014/43-2014/43 D. İş .sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, henüz icra takibi kesinleşmemiş olan Konya 4. İcra Müdürlüğü 2014/607 Esas sayılı takip dosyasındaki icra takibinin dayanağı olan toplam 176.424,05 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi başlıklı sözleşmeye, ihtarnameye dayalı olarak 176.424,05 TL nakit kısım ve 2 adet çekin yasal sorumluluk tutarı olan 2.090,00 TL olmak üzere toplam 178.514,05 TL için ihtiyati haciz talep etmiştir.
Mahkemece, talepte ekli Konya 4. Noterliği 2013/24879 yevmiye numaralı ihtarnamenin, B.K. 586/1. maddesinde yer alan “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.” hükmü uyarınca asıl borçlu ve müteselsil borçlulara tebliğ edilmediği, dolayısıyla ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun gerçekleşmediği, ayrıca borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğuna dair de delil ve belge eklenmediği gerekçesi ile mütesilsil kefiller F.. U.. ve S.. U.. yönünden talebin reddine, M..Gıda Bilişim Day. Tük. Mal. Otom. İnş. ve Tic. Lti. Şti. yönünden talebin kabulü ile; İİK’ nın 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, 178.514,05 TL alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1- Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı vekili, istem dilekçesinde asıl borçlu M..Gıda Bilişim Dayanaklı Tüketim Malları Otomotiv İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında, aralarındaki genel kredi sözleşmesine istinaden verilen ve müvekkili bankaya iade edilmeyen iki adet çekin ibrazı halinde, bankanın yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu 2090 TL üzerinden ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece anılan borçlu hakkındaki talep aşılarak, HMK’nın 26. maddesinin açık hükmü hilafına, 178.514,05 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu husus re’sen bozma nedeni teşkil ettiği gibi ihtiyati haciz kararının itirazı kabil niteliği gözetildiğinde, alacaklı vekilinin bu hususu temyiz etmekte hukuksal yararının varlığı açık olmakla, asıl borçlu hakkındaki yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece borçlu kefiller hakkındaki ihtiyati haciz istemi TBK’nın 586. maddesi hükmünden bahisle yazılı gerekçe ile reddedilmiştir. Ancak, asıl borçlu şirket ve anılan kefillerin de imzasını taşıyan genel kredi ve teminat sözleşmesinin 13.2/b maddesinde, asıl borçlu ve kefillerin sözleşmede belirtilen adreslerini değiştirmeleri halinde keyfiyeti derhal bankaya bildirmeleri gerektiği, aksi halde sözleşmede yazılı adreslere gönderilecek tebligatların bu adreslere ulaştığı tarihte kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağı kararlaştırılmıştır. Bu durumda, icra takibinden önce gerek asıl borçluya ve gerekse de borçlu kefillere gönderilen ihtarnamelerin, muhatapların belirtilen adresten ayrılmış olmaları nedeniyle çıkaran mercie iade edilmiş olsalar dahi, bu adrese ulaştıkları tarih itibariyle ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. O halde, yerel mahkeme kabulünün aksine, asıl borçlu şirkete gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği, buna karşın borç ödenmediğinden ihtarın semeresiz kaldığı ve alacaklının asıl borç ipotekle temin edilmiş olsa dahi borçlu kefillerden talepte bulunabileceğinin, bir diğer söyleyişle TBK’nın 586. maddesindeki koşulların gerçekleştiği-nin kabulüyle borçlu kefiller hakkındaki talebin buna göre değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, alacaklı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazının da kabulüyle, borçlu kefiller hakkındaki yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklı banka vekilinin asıl borçlu şirket hakkındaki, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle de borçlu kefil gerçek kişiler hakkındaki temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.