YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6933
KARAR NO : 2014/491
KARAR TARİHİ : 15.01.2014
Tebliğname No : 9 – 2011/210652
Mahkemesi :Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 31/03/2011
Numarası : 2010/72 – 2011/49
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu konuda karar verilmemiş olması eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.
Sanığın idaresindeki araçla, meskun mahalde, gündüz vakti, bölünmüş yolda sol şeritte seyir halinde iken, otobüsten inerek yolun sağındaki otobüs durağından, karşıya geçmek için yola giren 38 haftalık hamile yayaya, yaya geçidi üzerinde çarpması sonucu yayanın öldüğü, ölü olarak hastaneye götürüldükten sonra sezaryen ile anne karnından alınan bebeğinin de olaydan iki gün sonra öldüğü olayda; sanığın savunmasında olay sırasında hızının 80 km/sa olduğunu beyan ettiği, çarpma noktasının yaya geçidi üzerinde olduğu ve çarpma noktası öncesi sağ şeride doğru 28 metre fren izinin bulunduğu dikkate alındığında; sanığın yaya geçidinden geçen yayaya geçiş önceliği tanımamak ve hızını şartlara uydurmamak suretiyle asli kusurlu olduğu anlaşılmış olup; yeniden bilirkişi raporu alınması dosyaya yenilik getirmeyeceğinden tebliğnamede bozma öneren 1 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun 03.07.2010 tarihli raporunda, annenin geçirdiği kaza ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu belirtilmiş ise de; sanığın eylemi sırasında bebeğin henüz anne karnında olduğu, sağ ve tam doğmamış bebeğin kişilik kazanmadığı dikkate alındığında; sanığın yalnız yaya G.. A..’nun ölümünden sorumlu olup, eyleminin TCK’nın 85/1 maddesinde temas eden suçu oluşturacağı gözetilmeksizin suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülmesi ve meydana gelen zararın ağırlığının temel cezanın tayininde dikkate alınması suretiyle TCK’nın 85/1. madde uygulanmasında cezanın azami hadde yakın tayin edilmesi gerektiği nazara alınmaksızın suç niteliğinde ve ceza tayininde yanılgıya düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık, müdafii temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.