YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10686
KARAR NO : 2014/17891
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/04/2014
NUMARASI : 2013/61-2014/100
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2014 tarih ve 2013/61-2014/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirkette pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, 11.02.2013 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulunun davacılara haber verilmeksizin şirket merkezinden farklı bir yerde toplanarak kararlar aldığını, yönetim kurulu üyeliği sıfatları devam etmesine rağmen davacılara haber verilmediğinden ve şirket ile pay sahiplerinin menfaatlerinin alınan kararlarla yok edildiğini ileri sürerek; 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan M.. M..’ın 15.10.2012 tarihine kadar genel müdür olduğunu bu tarihten sonra istifa etmesine rağmen görevini 03.01.2013 tarihine kadar sürdürdüğünü, şirketin işlerinin aksamaması için karar alma çoğunluğuna sahip diğer yönetim kurulu üyelerinin bir araya gelerek davacının istifasının kabulüne dair karar aldıklarını, kararların hukuken geçerli olduğunu, davacının kendisi ile ilgili konudaki yönetim kurulu toplantısına katılıp oy kullanmasının zaten mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararının TTK.nın 390. maddesinin 4. fıkrasına uyulmadan alındığı, içerik itibariyle de anonim şirketin temel yapısına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalı şirketin 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararlarının TTK.nın 391/1-b maddesi gereğince hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 391. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu yönetim kurulu kararının 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu maddeleri davacı M.. M..’ın genel müdürlük görevinden istifasının kabulü hakkında olup, istifa yönetim kurulunun kabulüne bağlı değildir. 7 nolu karar ise “Yönetim kurulu üyeliği devam ettiği için kendisine toplantılardan en az bir gün önce haber vereceğini, bunun dışında şirket merkezine gelmemesi ve personele hiçbir konuda muhatap olmaması rica olunur. Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir.” şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşımaktadır. 8 nolu karar ise boşalan genel müdür mevkiine mayıs ayında yapılacak olan olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak F. M..’ın vekalet etmesine ilişkindir. Şirketin yönetim kurulu 5 kişiden oluşup 3 kişinin katılımıyla ve oybirliğiyle karar alınmıştır. Alınan kararların mahiyeti gözetildiğinde ortada icrai bir karar bulunmadığı gibi karar nisabıda oluşmakla davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.