Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2513 E. 2014/9454 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2513
KARAR NO : 2014/9454
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ : MERSİN 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2012
NUMARASI : 2012/341-2012/31

Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2012 tarih ve 2012/341-2012/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Vietnam’dan ithal ettiği dondurulmuş balık emtiasının Mersin’ne davalı gemi acentesi aracılığı ile taşındığını, taşıma sonucunda ürünün tamamının bozulduğunu ileri sürerek, mal bedeli 28.800 USD ile diğer zarar kalemlerine ilişkin 8.061,20 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK’nın 119/2. maddesi uyarınca davanın acenteye karşı izafeten açılmadığı, davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı acenteye karşı 6762 sayılı TTK’nın 119/2. maddesi uyarınca taşımacıya izafeten dava açılmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Oysa, acenteye karşı kural olarak doğrudan dava açılamaz ise de, acentenin şahsi kusuruna dayanılması durumunda istisnai olarak acente aleyhine de dava açılması mümkündür. Nitekim, davacı taraf da konteynerin limana geldikten sonra arızalandığını, soğutma görevini yapmadığını, davalı acentenin kontrol ve gözetim görevini yerine getirmediğini, görevini ihmal etmesi nedeniyle şahsen kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalı acenteye şahsi kusurundan dolayı doğrudan dava açılabileceği nazara alınarak, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.