Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16307 E. 2014/17924 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16307
KARAR NO : 2014/17924
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2013
NUMARASI : 2011/638-2013/633

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2013 tarih ve 2011/638-2013/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gıda alanında süpermarket işletmeciliği faaliyetinde bulunan bir şirket olduğunu, davalı bankanın Gimat/Ankara Şubesi aracılığı ile nakit toplama hizmeti kapsamında 23.09.2011 tarihinde AB30956 nolu …. Konteynır Toplama/Teslimat Makbuzu ile davalının görevli ekibine 402.600,00 TL parayı müvekkili şirket hesabına yatırmak üzere teslim ettiğini, bu paranın bankaya ulaştığında yapılan kontrolünde miktarının 402.570,00 TL olarak sayıldığını ve bu şekilde tahsilat makbuzu düzenlendiğini, paranın tamamının davacı şirket hesabına yatırılması gerekirken yalnızca 202.570,00 TL’sinin hesaba yatırıldığını, kalan 200.000,00 TL’nin ise banka zimmetinde kaldığını, müvekkili şirketin bu paranın da hesabına geçmesi konusunda davalı bankadan talepte bulunduğunu ancak bu bedelin müvekkili hesabına geçmediğini belirterek, davalı zimmetinde kalan 200.000,00 TL’nin 23.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 402.570,00 TL’nin davalı banka elemanları tarafından teslim alındığını kabul ederek davacının şifahi talimatıyla paranın 200.000,00 TL’lik kısmının dava dışı C.. Ş..’ye şeker sipariş avansı açıklaması ile yatırıldığını, banka hesabı ile ilgili işlem yapan davacının bu işlemi görüp sesini çıkarmadığını, bu şekilde yapılan havale işlemine zımni olarak onay verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin aynı hesap üzerinden birçok işlem yaptığı, aynı şekilde davacı şirketin günlük nakdinin davalı banka tarafından taşınarak hesaba eklendiği, bu nedenle davacının özel olarak kontrol etmediği sürece hesaptaki hareketleri her an görebilme imkanının bulunmadığı, 200.000,00 TL’nin eksik yatırılmasından itibaren her ne kadar davacı şirket aynı hesapla ilgili havale işlemi yapmışsa da bu işlemleri yaparken hesapta para bulunması nedeniyle önceki işlemleri görüp onay verdiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı bankanın yaptığı iş nedeniyle normal tacirden çok daha özenli davranma yükümlülüğünün bulunduğu, ülke koşullarına göre de azımsanmayacak bir miktarda olan paranın dava dışı şirket hesabına aktarılırken hesap sahibi davacının mevzuata uygun ödeme talimatını arama sorumluluğunun davalıda olduğu, bu nedenle yapılan işlem nedeniyle davacının zımni icazetinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; her ne kadar mahkeme gerekçesinde davacının özel olarak hesaplarını kontrol etmediği müddetçe hesap hareketlerindeki değişikliği farkedemeyeceği belirtilmiş ise de; davacının, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere loğin, parola, statik şifre ve dinamik şifre kullanmak suretiyle dava konusu havale işleminin yapıldığı gün olan 23.10.2011 tarihinde saat 16.08’de bir kez ve bu tarihten 23.11.2011 tarihine kadar da raporda belirtilen tarih ve saatlerde pek çok kez hesabına girerek hesap ekstresi görüntülediği ve aldığı sabittir. Bu durumda, davacının hesap ekstresi görüntüleyerek ve alarak, dava konusu havale işlemini görmesi nedeni ile bu işleme icazet vermiş sayılıp sayılmayacağı hususu tartışılmaksızın yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.