YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7939
KARAR NO : 2014/11332
KARAR TARİHİ : 13.06.2014
MAHKEMESİ : KARABÜK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/01/2014
NUMARASI : 2014/1-2014/1
Taraflar arasında görülen davada Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/01/2014 tarih ve 2014/1-2014/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, bankanın krediye yönelik olarak üç adet taşınmaz üzerine ipotek koyduğunu, İİK’nın 257. maddesi uyarınca borcun rehinle temin edilmemiş olması gerektiğini, ipoteğin borcu fazlasıyla karşıladığını ileri sürerek, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, ipoteğin kefillerin borcuna teminat için konulmadığını savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonunda, İİK’nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerektiği, krediye ilişkin olarak üç taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, ipotek miktarının alacak miktarını karşıladığı gerekçesiyle, itirazın kabulüne, İsmail ve K.. Ç.. yönünden şartları oluşmadığından ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece alacağın rehinle temin edildiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Oysa, İİK’nın 45’inci maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki takip hükümleri saklıdır. Aynı Yasa’nın 257’inci maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. İİK’nın anılan maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz istenenin lehine verilmiş bir rehin söz konusu ise alacaklının rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehne başvurması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece ipoteğin asıl kredi borçlusu lehine verildiği, bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, itirazın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, kabule göre ihtiyati haciz talep eden T.C. Ziraat Bankası tarafından kredi kefilleri K.. Ç.., İ.. Ç.. ve Hüseyin Arslan hakkında ihtiyati haciz kararı alınmış, ihtiyati hacze kredi asıl borçlusu E. Ç. ile kefil İ.. Ç.. tarafından itiraz edilmiş, mahkemece ihtiyati haciz kararının İsmail ve K.. Ç.. yönünden kaldırılmasına karar verilmiş ise de, K.. Ç.. tarafından ihtiyati hacze hiç itiraz edilmediği gibi, ihtiyati hacze itiraz eden asıl borçlu E. Ç. yönünden de bankaca zaten ihtiyati haciz isteminde bulunulmamış olup, mahkemece anılan hususlar nazara alınmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, 13.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.