Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/25847 E. 2014/55 K. 13.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25847
KARAR NO : 2014/55
KARAR TARİHİ : 13.01.2014

Tebliğname no : 12 – 2012/242631

Mahkemesi : Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Karar Tarihi : 08/06/2012

Numarası : 2010/68 – 2012/118

Davacının tazminat talebini içeren dava dilekçesinin reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK’nın 232/6. fıkrası gereğince hüküm fıkrasının sonuç kısmında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer verilmeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen hükmün sonuç kısmında verilen karara karşı hangi sürede yasa yoluna başvurulması gerektiğine ilişkin bölümde tereddüde neden olacak şekilde temyiz süresinin ”tebliğden itibaren” başlayacağının belirtilmesi ve davacı vekilinin gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren yasal süresinde hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Dava dilekçesinin reddi kararına gerekçe olarak, vekaletnamede haksız tutuklamadan kaynaklanan dava açmaya özel yetki verilmediği, davacı vekilinin usulüne uygun ihtarlı tebligata rağmen kendisine tanınan sürede tazminat dosyasında bulunan vekaletnamede CMK’nın 141. maddesine göre, dava açabilme yetkisine ilişkin eksikliğin giderilmesi ya da davacının davaya muvafakatının olup olmadığının tespiti için davacıyı duruşmada hazır etmesi gerektiği, şerhi düşülerek tebligat yapılmasına karşın, davacı vekilinin yeni vekaletname sunmadığı ve davacı asili duruşmada hazır etmemesi nedeniyle davacının muvafakatı tespit edilemediği gerekçeleri gösterilmesine karşın, taraf teşkili sağlanarak dosyanın incelenmesine geçilmesi nedeniyle hükmün temyizi kabil hale geldiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki incelenmeksizin mahalline iade yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Davacı vekilinin, Yüksekova Noterliği tarafından düzenlenmiş olan 29.12.2009 tarihli genel vekaletnameye istinaden, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkında verilen beraat hükmünün kesinleşmesinden kısa bir süre sonra, haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı adına koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu ve ilgili vekaletnamenin davacı vekiline, davacı adına dava açma hak ve yetkisini içerdiğinin anlaşılması ile birlikte dava tarihinden sonra vekilin davacı tarafından azledildiğine ilişkin geçerli bir azilname bulunmadığı gibi davacı adına dava ve duruşma tarihini içeren tebligatın usulüne

uygun şekilde tebliğ edildiği ve davacının dava dilekçesinde belirtilen ikametgah adresinde davacının sosyal ve ekonomik durumunun tespit edildiğine ilişkin kolluk tutanağı tanzim edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davacı ile vekili arasında vekalet ilişkisinin devam etmekte olduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilerek yargılamaya devamla diğer yasal koşulların varlığı halinde davacı lehine makul bir tazminata hükmedilmesi yerine, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.