Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17723 E. 2014/19442 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17723
KARAR NO : 2014/19442
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : BURHANİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2012
NUMARASI : 2012/388-2012/529

Taraflar arasında görülen davada Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2012 tarih ve 2012/388-2012/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı Murat’ın bankadan kredi çekerken kefile ihtiyacı olduğu için müvekkilinin diğer iki davalıyla birlikte kefil olduğunu, ancak asıl borçlu-davalı M.. T..’in borcunu ödememesi üzerine davacının maliki olduğu bazı taşınmazların toplam 41.100 TL bedelle alacaklı banka tarafından ihale yoluyla satıldığını, asıl borçlunun borcu ihalenin kesinleşme tarihi olan 22/06/2011 tarihinde ödendiğinden BK’nın 596. maddesi hükmü gereği ödediği miktarla sınırlı olarak bankanın davalıya karşı sahip olduğu haklar bakımından onun halefi konumuna geldiğini ileri sürerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla M.. T..’den 41.100 TL, diğer davalılardan ödenen borcun her birinin hissesine düşen 1/3’üne tekabül eden 13.700 TL ana para ile faizlerinin tahsilini ve ana para alacaklarına ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasını, ihtarname ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M.. T.., borcu olduğunu kabul ederek asıl borçlu sıfatıyla davayı kabul etmiştir.
Davalı Z.. T.., kimseye kefil olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı A.. Ö.., davalı M.. T..’e kefil olduğunu ve kendisinin de borç ödenmeyince zor durumda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre; asıl borçlu M.. T..’in davacının açtığı alacak davasını kabul ettiği, kabul nedeniyle diğer davalıların borcunun da son bulduğu gerekçesiyle davalılar Z.. T.. ve A.. Ö.. yönünden davanın reddi ile davanın asıl borçlu davalı M.. T.. yönünden vaki kabul nedeniyle kabulüne, 41.100 TL’nin davalı M.. T..’den 22/06/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcuna kefaleti nedeniyle hakkında yapılan icra takibi kapsamında borcun tamamını ödeyen kefilin asıl borçlu ve diğer kefillere karşı açtığı rücuen alacak davası niteliğindedir. 6098 sayılı TBK’nın 587. ve 596. maddeleri (818 sayılı BK’nın 488. ve 496. maddeleri) birlikte kefalet ve kefilin rücu hakkına ilişkin düzenlemeler içermektedir. Buna göre; birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacak, borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olacaktır. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef
olacaktır. Bu durumda borcun tamamını ödeyen davacı- kefilin alacaklının haklarına halef olduğu ve asıl borçlu ile diğer kefillere rücu edebileceğinin kabülü gerekirken, mahkemece asıl borçlunun borcu kabul beyanı nedeniyle artık kefillere gidilemeyeceği şeklinde sonuca varılması hukuka aykırı olup; diğer kefillerin de sorumluluğunun söz konusu olduğu, sorumluluklarının tayini için kredi sözleşmelerinin incelenmesi gerektiği, hesap kat ihtarında bahsi geçen Tarımsal Üretim Kredisinin de dosyaya celbi ile yapılacak inceleme ve değerlendirmeye göre kefillerin sorumluluklarının tayin ve tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.