YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10149
KARAR NO : 2014/17940
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 35. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2014
NUMARASI : 2013/62-2014/40
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/02/2014 tarih ve 2013/62-2014/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı bankadan gerçek işyeri kredisi kapsamında 250,000,00 TL’lik bir kredi kullanıldığını, kredi kullandırımında davalı bankanın istihbarat komisyonu ve masraf adı altında 5.000,00 TL’lik bir kesinti yaptığını bu bedelin belgelendirilmediği gibi kendisi ile müzakere de edilmediğini ileri sürerek kesilen bedelin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının tacir olduğunu, sözleşmeyi basiretli bir tacir gibi inceleyip, imzaladığını, sözleşmenin 4. ve 17. maddelerinde komisyon ve kesintilerin düzenlendiğini, ayrıca Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2010 tarih ve 2006/11188 sayılı kararı gereği çıkartılan tebliğde de reeskont kaynaklı kredilerde uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir hükmünün yer aldığını, kesintinin iadesinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmenin ticari bir kredi olduğu, sözleşmenin 17.maddesinde her nevi komisyonun ve masrafın müşterinin hesabına borç yazılabileceği, sözleşmenin 4.maddesinde müşteri ve kefillerin komisyon, ekspertiz, muhafaza ücretleri dahil masraflardan sorumlu olduğu belirtilmiş olup, tacir olan davacının bu sözleşmeyi bu hali ile imzaladığı, sözleşme bir tüketici sözleşmesi olmadığı için Tüketici Yasası’ndan kaynaklanan ve tüketiciyi koruyan hükümlerin davamızda uygulanma olanağının da bulunmadığı, yapılan kesintilerin sözleşmeye, 2006/11188 sayılı tebliğe ve bankacılık teammüllerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri kredi sözleşmesi kapsamında davacıdan tahsil edilen komisyon masrafının haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 4.5. maddesi “Müşteri ve müteselsil kefiller bu sözleşme gereğince fon ve gider vergileri ile sair bilcümle vergi ve resimlerin, kendilerine ait olduğunu, bunları ve her çeşit komisyon, ekspertiz, muhafaza ücretleri dahil, ihtiyar edilecek bütün masrafları Bankaya derhal ve nakden ödemeyi kabul ettikleri gibi…”, 17.1. maddesi” Müşteri, bankanın bu sözleşmeye dayanarak açacağı krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara, yetkili merciler veya banka tarafından saptanan en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda ana para faizi, temerrüt faizi ve her nevi komisyonları ve varsa KKDF ve BSMV gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, işlem giderleri, vesair giderleri, müşteriye ihbarda bulunmaksızın uygulayarak bunları, gider vergileri vesair resim, harç vesair kamusal yükümlülükler ile birlikte müşterinin hesabına borç yazabileceğini, bu hususlarda herhangi bir, itiraz hakkının bulunmadığını kabul ve beyan eder.” hükmünü haizdir. Anılan hükümlerle, Bankanın komisyon masrafı adı altında kesinti yapabileceği davacı tarafça kabul edilmiş ise de, davalı Banka’nın komisyon masrafları için hangi oran üzerinden hesaplama yaptığı ve hesabın nasıl yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, mahkemece diğer bankalardan benzer kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç dolayısıyla uyguladıkları oranlar sorulmak suretiyle davalı Banka’nın uyguladığı ve tahsil ettiği komisyon ücretinin fahiş olup olmadığı hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.