YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3328
KARAR NO : 2014/9686
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2012/83-2013/253
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/09/2013 tarih ve 2012/83-2013/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, davalı I.. A.. vekili, fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11.10.1999 tarihinde tasarrufların değerlendirmek için Y. Ticaret ve Kredi Bankası Ankara şubesine gittiğini, hesap açtırmak istediğin söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönledirmeleri ile kağıt üzerinden parasını offshore bankasına gönderdiğini, esasen parasının off shore bankasına yatırdığını da bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, parasının devlet güvencesinde olmadığı gerekçesi ile ödenmediğini, bu şekilde para yatıran kişilerin iradeleri fesada uğratılarak haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıklarının ceza mahkemesi kararları ile de sabit olduğunu, ileri sürerek 29.733,00 TL’nin 20.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %85 faizi ile bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, göev, husumet ve zamanşımı itirazında bulunduğu, davacının serbest iradesi ile parasını yatırdığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uzamış ceza zamanşımı nedeni ile zamanaşımı itirazının reddi gerektiği, davacının gerek havale emrinde gerek hesap açma talimatında imzasının bulunduğu, davacının mevduatını garanti altında olduğu kamu bankaları ve özel bankalar yerine parasını of shore hesapta değerlendirmeyi yüksek faizin cazibeyeti ile seçtiği, mevduatın kısmen garanti altında bulunduğu kamu ve özel ulusal bankalar yerine parasını hiçbir devlet güvencesi olmayan off shore’da değerlendirmeyi seçen davacının BK 44. (yeni B.K 52. madde) maddesinde ön görüldüğü şekilde riski göze alarak hareket ettiği ve böylece oluşacak zarara razı olduğu ve bu tercih ile zararın oluşması ve artmasına davacı yardım ettiği, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile Ali Avni Balkaner ve bazı Y.. Bank yöneticilerinin yurt bank aracılığı ile off shore hesabı açtıran kişilerin bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve iradelerin fesata uğratıldığı haksız ve hukuka aykırı fiillere maruz bırakıldıkları sabit olduğu, dolayısı ile zararın oluşmasında Y.. Securitiy Of shore Ltd. Şti’ne havale edilmek suretiyle 29.733,00 TL’den davacı ve davalının %50 müterafik kusurunun olduğunun kabulü gerektiği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 13.821,50 TL’nin 20.12.1999 tarihinden tahsil edilinceye kadar TCMB değişen oranlarda ticari faizi üzerinden yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı I.. Bank A.Ş vekili, fer’ i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı I.. A..’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.. A.Ş.’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.. A.Ş.’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I.. A..’ye devredildiği, bu durumda F.. Bankası iken I.. A..’ye devredilen Y..A.Ş.’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I.. A..’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin nispi harca hükmedilmesi ve bu harcın da davalıdan tahsili doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi ile dava dışı off-shore bankasına gönderilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Dairemiz’e gelen emsal dosyalardan bilindiği üzere davalı bankanın hakim ortağı olan A.. A..B.. 4603 kişiyi dolandırması nedeni ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve işbu karar kesinleşmiştir. Davacı da banka çalışanlarının yönlendirmesi ile parasını off-shore bankasına gönderdiğini iddia ederek dava açmış olup bu hususta dosya kapsamı ile sabit olduğundan davalı Banka ile davacının müterafik kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp, mahkemece verilen kararın mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A.. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A.. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçenler yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve davalılara ayrı ayrı iadesine, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.