Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13227 E. 2014/19386 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13227
KARAR NO : 2014/19386
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2013/768-2013/545

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/768-2013/545 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan hisse devri ve sulh sözleşmeleri gereği davalıların üstlendiği yükümlülüklerin ifası sırasında davalılarca nakdi sıkıntılar yaşandığından yapılması gereken ödemelerin daha sonra kendilerine rücu edilmesi kaydı ile müvekkili tarafından yapılmasının talep edildiğini, davacı tarafından davalılar adına bir takım ödeme ve harcamalar yapıldığını, ancak davalıların bunları müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine takip başlattıklarını, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı B.. A…’nin müvekkilinin kendileri yerine yaptıkları ödeme ve harcamalardan sorumlu olduklarını 04/05/2010 tarihli yazı ile kabul ettiğini, diğer borçluların garantör sıfatı ile sorumlu olduklarını ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamı ile kötü niyetle takibe itiraz eden davalıların % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde ihtilaf halinde “tahkim” yoluna gidileceğinin düzenlendiğini, Londra’daki tahkimin münhasır yetkisinin kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 30/07/2008 ve 16/02/2010 tarihli sözleşmelerde taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlılarda Londra’daki tahkimin münhasır yargı yetkisinin kabul edildiği gerekçesiyle; HMK’nın 116/b ve 4686 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.Taraflar arasında imzalanan şirket hisse satım sözleşmesi ile sulh sözleşmesi hükümleri gereği davalıların üstlendiği bir kısım ek izin ve sözleşmelerin yapılması, devri, vergi borçlarının karşılanması gibi bir kısım edimlerin nakti sıkıntıların yaşanması suretiyle yerine getirilemediği, davalı tarafça yapılması gereken ödemelerin daha sonra kendilerine rücu edilmesi kaydıyla davacı tarafından yapılmasının istendiği, bu suretle davacı tarafından davalılar adına ödeme ve harcamalar yapıldığı, işbu davanın da davacı tarafından üstlenilen ve ödenen davalılara ait harcamaların tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere üstlenilen borç ve dava edilen alacaklar, taraflar arasındaki sözleşmelerden değil, sonradan ortaya çıkan borca ilişkin olup, sözleşmelerden ayrı, bağımsız bir borcu üstlenme söz konusudur. Bu sebeple taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde yer alan tahkim şartı dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olmayıp, uygulanamayacağından yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.