YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3910
KARAR NO : 2014/10943
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ : DENİZLİ 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2013/150-2013/96
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2013/150-2013/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I. Bank A.Ş. ve TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Rıza Bayır tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin banka çalışanlarının aldatıcı söz ve davranışları nedeniyle Y.bank A.Ş Denizli Şubesi aracılığıyla Y. Security Off Shore Bank Ltd. Şti’ye 23.11.1999 tarihinde 14.048.00 TL yatırdığını, 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Y.bank A.Ş’nin TMSF’ye devredildiğini, TMSF yönetim kurulunun 26.1.2001 tarihli kararıyla tüm aktif ve pasifi ile S.bank A.Ş ile birleştirilip geçmiş dönemdeki borçlarından TMSF sorumlu olmak kaydıyla O.bank A.Ş tarafından devralındığını, O.bank A.Ş’nin de bütün aktif ve pasifi ile davalı İ. Bank A.Ş tarafından devralındığını, Y.bank A.Ş. yöneticilerinin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/100 esas sayılı dosyasında bankayı vasıta kılarak off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi dolandırmak eylemleri nedeniyle ceza aldıklarını ileri sürerek 14.048,00 TL’nin bankaya yatırıldığı 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 1-2. maddeleri gereğince işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekil; görev, yetki ve husumet nedeniyle açılan davanın reddinin gerektiğini, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, davacının serbest iradesiyle parasını kıyı bankasına yatırdığını, bu nedenle doğacak riske katlanması gerektiğini, zarar oluşmuşsa bunda müteraffik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan O. vekili; davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Y.bank A.Ş’nin Denizli Şubesine yatırdığı paranın Y. Security Off Shore Ltd Şirketi hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, bu tarz eylemleri nedeniyle banka yöneticilerinin yargılanıp ceza aldıkları, ceza mahkemesi dosyasından davacı ve onun gibi off shore hesabı açtıranların iradesinin fesada uğratıldığının sabit olduğu gerekçesiyle 14.048,00 TL’nin 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesi gereğince hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İ. Bank A.Ş. ve TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı I. Bank A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde Y. Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.’ye izafeten davalı TMSF’yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir.Y.bank A.Ş.’nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı TMSF’ye geçmiş, sonrasında Y.bank A.Ş, S.bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile O.bank A.Ş’ye devredilmiştir. O.bank A.Ş. ise diğer davalı İ. Bank A.Ş’ye devredilmiştir. Bu devirler neticesinde Y.bank A.Ş.’nin tüm aktif ve pasifi (2) nolu davalı İ. Bank A.Ş. bünyesinde toplanmıştır. Mahkemece 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca hisse devri öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF’ye ait olduğu gerekçesiyle TMSF’nin husumet itirazı yerinde görülmemiş ise de redde dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden akitlerini bağlayıcı niteliktedir. Üçüncü kişi konumundaki davacının bu anlaşma hükümleri uyarınca TMSF aleyhine hak iddia etmesi mümkün değildir. Davalı TMSF tarafından dava konusu yapılan alacağın bu anlaşma uyarınca üstlenilmediği de nazara alınmadan, hükmedilen tutarın davalı TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre temyiz eden TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İ. Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın I. Bank A.Ş. yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı TMSF yönünden BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.