Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12834 E. 2014/19481 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12834
KARAR NO : 2014/19481
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2014
NUMARASI : 2013/229-2014/94

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2014 tarih ve 2013/229-2014/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi daavlı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekillerinin “TARİHİ BİLİCE BÖREKÇİSİ” ibareli markaların sahibi olduğunu, “BİLİCE” markasını sektörde tanınmış hale getirdiklerini, davalının “BİLLİCELİ” markasını markasını kötüniyetli olarak adına tescil ettirdiğini, ayrıca markayı tescilli hali ile değil “BİLLİCE BÖREK DÜNYASI” olarak kullandığını, tüketicilerin markaları karıştırma ihtimallerinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 43. snıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” emtiası yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markayı uzun yıllardır kullanarak tanıttığını, her iki tarafın da Bingöl ili Bilice Köyü’nden olduklarını, markaların ilk bakışta birbirlerini hatırlatmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, markaların ortalama nitelikteki tüketiciler nezdinde iltibas yaratacak şekilde benzedikleri, benzer mallar yönünden kullanıldıkları, davacı markasının daha önce tescil edildiği, davalının marka üzerinde üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, sessiz kalma yoluyla hak kaybının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, “BİLİCE” ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğundan bahisle davalıya ait markanın 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Dava konusu “BİLLİCELİ” markası 02.03.2010 tarihinden itibaren koruma sağlayacak şekilde davalı adına tescil edilmiş ve bu tarih itibariyle davacının marka tescili daha eski bir tarihi taşımakta ise de, davalı tarafça söz konusu ibarenin 43. sınıf hizmetler yönünden kullanıldığına dair 1997 yılına ait yazar kasa fişleri, vergi tahsil alındısı belgesi,

Ticaret Sicil Gazatesi örneği ibraz edilerek “BİLLİCE” ibaresi üzerinde öncelikli olarak ihdas ve kullanma suretiyle üstün hak sahibi olunduğu savunulmuştur. Davacı tarafça da 07.11.2013 havale tarihli dilekçe ile markanın 1996 yılından bu yana kullanıldığı iddia edilmiştir. Bu durumda 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi uyarınca dava konusu işaret üzerinde öncelikli ve üstün hakkın taraflardan hangisine ait olduğunun sunulan deliller ile birlikte değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık konusu markanın hükümsüz kılınıp kılınmayacağı hususunun karara bağlanması gerekirken, eksik incelmeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.