YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4077
KARAR NO : 2014/11098
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/127-2013/107
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/127-2013/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. A.. ve TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18,563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce Y.bank A.Ş.’nin Denizli Şubesine 15.11.1999 tarihinde 9.593,00 TL parasını % 83 faizle üç ay vadeli olarak yatırdığını, yatırmış olduğu paraya karşılık havale makbuzu ve banka cüzdanı verildiğini, müvekkilinin hesabının bulunduğu bankanın tüm aktif ve pasifiyle birlikte davalı TMSF tarafından diğer davalı bankaya devredildiğini, bu nedenle her iki davalının müvekkilinin alacağından sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili davacının yatırmış olduğu 9.593,00 TL’nin bankaya yatırıldığı 15.11.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 1-2 maddeleri uyarınca TCMB avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. .
Davalı banka ve TMSF vekili cevap dilekçesinde; yetki, zamanaşımı, husumet itirazı ile davacının da gerekli araştırmaları yapmadığı için kusurlu olduğunu savunarak, davacıya daha önce yaptığı ilama dayalı takip neticesinde ödeme yepıldığını, mükerrer davanın söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri Müdahil OYAK vekili; asıl muhatabının TMSF olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 9.593,00 TL alacağın 15/11/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince, avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A.. ve TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı I.. A.. vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada (1) nolu davalı olarak Y.bank A.Ş. gösterilmiş, TMSF’de Y.bank A.Ş’yi izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. (1) nolu davalı olarak gösterilen Y.bank A.Ş’nin de, diğer davalı I.. A.. ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-) Kaldı ki, TMSF vekilinin davaya konu borcu 16/2/2010 tarihinde ilama dayalı yapılan icra takibi sonucunda 12.852,57 TL ödediği, davacının mükerrer dava açtığını bu nedenle davanın reddinin gerektiği şeklindeki iddiaları ile Borçlar Kanunu’na göre borcu sona erdiren sebepler arasında sayılan ifanın yapılıp yapılmamasının sonuca etkili olmasına göre; davalının sözünü ettiği ilama dayalı icra takibi dosyasında yapılan ödemelerin davaya konu borç için yapılıp yapılmadığı, ana para için mi faiz için mi yapıldığı, borcu sona erdirip erdirmediği, sona erdiyse hangi oranda sona erdiği, yapılan ödemelerin I.. A.. için de sonuca etkili olup olamayacağı mahkemece araştırılmaksızın karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı I.. A.. yararına bozulması gerekmiştir.
4-) Kabule göre, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Y.bank A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı I.. A.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5-)Bozma sebep ve şekline göre davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı TMSF yararına bozulmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı I.. A.. yararına bozulmasına, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı I.. A.. yararına bozulmasına, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I.. A..’ye iadesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.