YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3401
KARAR NO : 2014/9863
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2013/422-2013/374
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2013/422-2013/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı S.. A… nezdinde çalışmış olması ve maaşlarını alamaması sebebiyle, adı geçen şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, borca itiraz üzerine müvekkilinin itirazın iptali davasını ikame ettiğini, icra takibi ve dava derdest iken şirketin tasfiyesine karar verilemeyeceğini ileri sürerek; S.. A…nin tasfiyesinin iptali ile tasfiye kararının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının hiç çalışmadığı ve dolayısıyla işçilik alacakları yönünden muhatap alamayacağı şirketin tasfiyesinin iptalini isteme konusunda dava açma hakkının bulunmadığını, tasfiyenin hukuka uygun gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, İstanbul Tic. Sic. Md. 667538 noda sicile kayıtlı bulunan “Tasfiye Halinde S. İnşaat Anonim Şirketi”nin Kartal 4. İş Mahkemesi’nin 2010/1429 E. sayılı davası ile sınırlı olmak üzere tasfiyesinin kaldırılarak ihyasına karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasfiye edilen anonim şirketin ihyası istemine ilişkin olduğundan bu davada husumetin ihyası istenen şirketin tasfiye memurları ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete husumet yöneltilmesi gerekmez. Somut olayda, şirketin tasfiye memurları ile şirket taraf olarak gösterilmiş ise de ticaret sicil müdürlüğü davalı safında gösterilmemiştir. Bu durumda, tasfiye nedeniyle tüzel kişiliği sona eren ve işbu davada ihyası istenen şirket hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi ve zorunlu dava arkadaşı olan ticaret sicil müdürlüğü hakkında ise ayrı bir dava açılarak işbu dava ile birleştirilmek suretiyle davanın görülmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar tasfiye memurları vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar tasfiye memurları vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.