Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4686 E. 2014/11099 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4686
KARAR NO : 2014/11099
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2012/186-2013/272

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2012/186-2013/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, “Passion of Percussion Vol.2” adlı albümünün yapımcısı ve 05.11.2004 tarihli edisyon sözleşmesi uyarınca hak sahibi bulunduğunu; söz konusu albümün 1. ve 2. sırasındaki parçalar ile davalının yapımcısı olduğu “Passion of Percussion-Yaşar Akpençe Harem’de” albümünün 11. ve 16. sırasındaki kayıtlarla aynı olduğunu, bu durumun 18.08.2010 tarihinde MÜ-YAP tarafından tespit edildiğini; davalının, söz konusu parçaları kopyalayıp isimlerini değiştirerek haksız kazanç elde ettiğini ayrıca davalının müvekkilinin tescilli markası olan “Harem” ibaresinin albüm adında kullandığını ileri sürerek mali haklarına yapılan tecavüz ve markasının izinsiz kullanılması nedeniyle uğradığı zararlara esas olmak üzere fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, FSEK’nın 68. maddesi gereğince, 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 45.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yapımcısı olduğu albümde yer alan dava konusu şarkıların Yaşar Akpençe tarafından albüme konulduğunu, müvekkilinin bu şarkıların davacının yapımcısı olduğu albümde yer alan şarkılarla aynı olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, marka hakkına tecavüzün de söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yapımcı olduğu albümde davacının mali hak sahibi olduğu 12 adet şarkının farklı isimle aynen kullanıldığını, davalının bu durumu bilebilecek durumda olmadığını savunsa da FSEK’nın 54. maddesi gereğince iyiniyetin korunmayacağını, davalının davacının tescilli markası olan “harem” ibaresini markasal olarak kullanmadığı, davacının FSEK’nın 68. maddesi uyarınca talep edebileceği tazminat miktarının 45.000 (15.000×3) TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece markaya tecavüzle ilgili istem reddedildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açılanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.