YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4781
KARAR NO : 2014/11102
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2013
NUMARASI : 2012/502-2013/639
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 tarih ve 2012/502-2013/639 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2011/01700 no’lu endüstriyel tasarımın, müvekkili adına tescilli 2009/06301 no’lu ve 2010/05039 nolu tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edilicik unsurlarını taşımadığını ileri sürerek, davalı adına tescil edilen 2011/01700 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının dayanağı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını, aleyhine açılan başka bir davada ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen birlikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli bulunan 2011/01700 nolu koltuk tasarımının davacı adına tescilli bulunan 2009/06301 nolu ve 2010/05039 nolu koltuk tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konus tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun 15. sayfasında “ayırt edicilik incelemesi” başlıklı bölümde dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde görüş bildirilerek çelişki yaratılmıştır. Davalı da rapora itirazlarında, diğer itirazlarının yanında bu hususu da değinerek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan çelişkinin giderilmesi ve davacının rapora karşı ciddi itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde kendi içinde çelişkili olan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.