Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5452 E. 2014/11423 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5452
KARAR NO : 2014/11423
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2010/632-2013/919

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2010/632-2013/919 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesaplarından bilgisi ve rızası dışında 3. kişi adına havale yapıldığını, ancak müvekkilinin internet bankacılığını bugüne kadar hiç kullanmadığını ileri sürerek, müvekkilinin hesabından çekilen toplam 5.665,00 TL’nin hesaplardan çekildiği tarihten itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı banka vekili, müvekkili banka ile davalı- borçlu N.. A.. arasında imzalanan Bireysel Müşteri Sözleşmesine istinaden borçluya verilen kredi kartına ait 5.437,13 TL borcun vadesinde ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız ve hukuka aykırı itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Birleşen davada davalı N.. A.. vekili, müvekkilinin, müvekkilinin söz konusu kredi kartını kullanmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı N.. A..’a ait paraların davalı banka şubelerine karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara EFT yapılmış olduğu, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtaramayacağı, davalı bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davada davalı N.. A..’a ait ve kredi kartından doğan borçtan dolayı davalının sorumlu olacağı, davalı tarafça hesap ekstresine itiraz edilmeyip kabul edildiği, kat ihtarnamesine davalının 8 günlük yasal süresi içinde itiraz etmediği gerekçesiyle, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının Şişli 8.İcra Müdürlüğü’nün 2010/21955 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 2.893,33 TL asıl alacak, 25,26 TL akdi faiz ve 85,59 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 3.004,18 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Asıl dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise, kredi kartı borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı N.. A..’ın davalı bankada bulunan hesaplarından dava dışı Ş. G. hesabına üç ayrı tarihte EFT yapıldığı, 1.603,00 TL’nin dava dışı Şemsa Göğcü hesabından geri havale edildiği, ayrıca birleşen davaya konu davacı N.. A..’ın kredi kartı hesabından nakit avans açıklamasıyla davacının diğer hesaplarına 2.950,00 TL ve 1.500,00 TL aktarıldığı, kredi kartından yapılan bu havalelerden sonra davacı hesaplarından asıl davaya konu EFT işlemlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, kredi kartından nakit avans açıklamasıyla yapılan havalenin niteliği, bu havalenin internet bankacılığı aracılığı ile yapılıp yapılmadığı, dava dışı Ş. G.hesabından yapılan 1.603,00 TL’nin hukuki niteliği, davacı N.. A.. ile dava dışı Ş. G. arasında ilişki bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.