Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6162 E. 2014/11475 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6162
KARAR NO : 2014/11475
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/09/2013
NUMARASI : 2012/124-2013/478

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2013 tarih ve 2012/124-2013/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı I. Bank A.Ş. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devredilen Y.bank’ın Ankara Şubesi’nde hesap açtırmak istediğini, iradesi dışında yatırdığı paranın Off-Shore hesabına aktarıldığını, bankanın sahiplerinin ceza yargılamasına mahkum olduğunu, müvekkili parasının ödenmediğini ve dolandırıldığını ileri sürerek, 2.450,00 USD’nin 25/11/1999 tarihinden 3095 sayılı Kanun’a göre kamu bankalarının bu para cinsi mevduatlara uyguladığı en yüksek yıllık faizi ile, 511,33 Euro’nun ise 08/12/1999 tarihinden 22/10/1999 tarihine kadar %18 faizi ile bu tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun’a göre kamu bankalarının bu para cinsi mevduatlara uyguladığı en yüksek yıllık faizi ile, tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; açılan davanın zamanaşımına uğradığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, paranın davacının talimatı doğrultusunda Y. dışına gönderildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın Y.bank’ın külli halefi olduğu, bu sebeple meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olduğu, Yüksek Yargıtay’ın içtihatlarında da belirtildiği üzere davalı bankanın kusurunun yanında davacının da %50 müterafik kusurunun bulunduğu, gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 255,67 Euro (500 DEM)’nun 08/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro/DEM bazındaki 1 yıllık vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.225,00 USD’nin 25/11/1999 tarihinden işleyecek 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD bazındaki 1 yıllık vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı I. Bank A.Ş. vekili, fer’ i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı I. Bank A.Ş’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.bank A.Ş.’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.bank A.Ş’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I. Bank A.Ş’ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken I. Bank A.Ş’ye devredilen Y.bank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I. Bank A.Ş’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu, bu nedenle mahkemece davalı banka aleyhine harca hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi ile dava dışı off-shore bankasına gönderilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Dairemize gelen emsal dosyalardan bilindiği üzere davalı bankanın hakim ortağı olan A. A. B.’in 4603 kişiyi dolandırması nedeni ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve işbu karar kesinleşmiştir. Bu durumda, davacı da banka çalışanlarının yönlendirmesi ile parasını off-shore bankasına gönderdiğini iddia ederek dava açmış olup bu hususta dosya kapsamı ile sabit olduğundan davalı banka ile davacı arasında kusur bölüşümü yapılması doğru olmayıp mahkemece verilen kararın bu yönden mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçenler yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı I. Bank A.Ş’ye iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.