Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4322 E. 2014/9924 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4322
KARAR NO : 2014/9924
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2012/65-2013/152

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2012/65-2013/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mobilya üretimi alanında faal olduğunu, kendi tasarımları bulunduğunu, TPE’de tescilli 2010/01857 nolu, 05/04/2010 tarihli tasarımın davalı tarafından izinsiz olarak üretim ve satışta kullanıldığını, davalının 2012 katalogunda bu tasarıma kendi adıyla yer verdiğini iddia ederek 1.000 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mobilya sektöründe bu tip ürünlerin yaygın olduğunu, birbirlerine benzemelerinin kaçınılmaz olduğunu, dava dışı İstikbal firmasının ürettiği, tasarım belgesi aldığı “Diana” modelinin buna yakın bir model olduğunu, benzer pek çok model bulunabileceğini, iki ürün arasında 13- 14 adet fark bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, ürünler arasında benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece dava açılmadan önce yaptırılan delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve bu kapsamda alınan en son bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 554 sayılı KHK’nın 11. maddesi uyarınca koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilmesi ve tasarımcının tasarlama açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. Bu husus, anılan KHK’nın 7/son maddesinde de düzenlenmiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda kıyaslanan tasarımlar bakımından 554 sayılı KHK’nın 7. ve 11. maddeleri kapsamında Yargıtay denetimine de elverişli bir şekilde yapılan kıyaslamayı gösterir bir açıklama bulunmadığından bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğundan söz edilemez. O halde, içlerinde bir tasarım uzmanının da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.