YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16242
KARAR NO : 2014/9941
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : MALATYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2010/401-2013/302
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2013 tarih ve 2010/401-2013/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili K.. K..’nın, davalı Ö.G.. Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti’nin ortağı iken, 25/01/2006 tarihli protokol ile tüm hisselerini davalılara devrettiğini; ancak, hisse satış protokolü gereği adı geçen şirketin, hisse satış tarihinden önceli leasing, banka kredisi, vergi borcu ve diğer tüm borçlarına, müvekkili K.. K.. ve K.. K..’nın hissedarı ve yönetim kurulu başkanı bulunduğu davacı şirketin kefaletlerinin söz konusu olduğunu; taraflar arasında yapılan 25/01/2006 tarihli protokolün 7. maddesine göre, müvekkillerinin kefaleti bulunan borçlara karşılık, davalılar tarafından teminat amaçlı olarak 2.050.000,00 TL bedelli bono düzenlendiği ve bu senedi kefil olunan borçlar ödendikten sonra iade edileceği hususunda uzlaşma sağlandığı; ancak davalıların bu protokol hükmüne aykırı davranarak müvekkillerinin zararına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek müvekkilleri tarafından verilen kefalet kapsamında ödenen meblağlardan şimdilik 300.000,00 TL alacağın ve müvekkilin bu kefalet nedeniyle uğramış olduğu zarara karşılık olmak üzere de 7.500,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davalılardan H.. T..’nun, 25/01/2006 tarihli protokole eşi adına vekaleten imza koyduğu, işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceği bu davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer gerekçeyle davalılar yönünden ise; taraflar arasında bir protokolün yapıldığı ihtilaf konusu olmadığı, sorunun davacıların yapmış oldukları bir takım ödemelerin, bu protokol kapsamında yapılan ödemeler olup olmadığı noktasında toplandığı, davacılar tarafından yapılan ödemelerin protokol kapsamında yapıldığına dair herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı davalıların da, davacıların bu ödemeleri kendi borçlarına karşı yaptıklarını, ödemelerin kendi şirketleri ile bir ilgisinin olmadığını savundukları, davacılar tarafından yapılan bir kısım ödemelerin, protokol kapsamında yapıldığına dair delil elde edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, davalı şirket hisselerinin müvekkili K.. K.. tarafından davalı şahıslara 25.01.2006 tarihli protokol ile devredildiğini, davalıların anılan protokol hükümleri gereğince üstlendikleri edimleri yerine getirmemeleri sebebiyle, müvekkillerinin birtakım ödemeler yapmak durumunda kaldıklarını ileri sürerek, ödenen tutarların davalılardan tahsili talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; 25.01.2006 tarihli ve 29.01.2010 tarihli protokol maddelerinin, kefalet sözleşmelerinin tek tek ve ayrıntılı olarak irdelenmesi, leasing sözleşmeleri de getirtilerek ödemelerin hangi sözleşme kapsamında yapıldığının değerlendirilmesi, vergi borcu ödemelerinin kim tarafından hangi döneme istinaden yapıldığının araştırılması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.