YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12182
KARAR NO : 2014/5142
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
Tebliğname no : 12 – 2013/36686
Mahkemesi : Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 20/11/2012
Numarası : 2008/1228- 2012/1260
Suç : Taksirle Yaralama, Trafik Güvenliğini tehlikeye sokma
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Taksirle yaralama suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna, fazla ceza verildiğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, katılan vekilinin sanığa az ceza verildiğine ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Meskun mahalde gece vakti sanığın 181 promil alkollü olarak kullandığı araçla yolun kenarındaki yayaya çarpması şeklinde gerçekleşen olayda bilinçli taksirin unsurları gerçekleşmesine rağmen sanık hakkında hükmedilen cezada TCK’nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “kastın yoğunluğu”, (g) bendinde yer alan “amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
II-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın idaresindeki aracı ile gece vakti meskun mahalde seyri sırasında yolun sağında beklemekte olan yayaya çarpması şeklinde gerçekleşen ve olaydan hemen sonra yapılan ölçümde 181 promil alkollü olması nedeniyle güvenli sürüş yeteneğine sahip olmadığı anlaşılan sanık hakkında, atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın eyleminin zarar suçu niteliğinde olduğu da değerlendirilerek taksirle yaralama suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.