YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27080
KARAR NO : 2014/35979
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 13. İş Mahkemesi
TARİHİ : 07/06/2013
NUMARASI : 2011/1080-2013/347
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davalı tarafından iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevabında; davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, fazla çalışmayı gerektiren bir çalışmasının bulunmadığını, bordroların aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece hafta tatili çalışması ispat edilmediğinden, fazla çalışma ücretinin ödenen primlerle karşılandığından reddine diğer isteklerin ise bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı isteğinde bulunan işçi bu iddialarını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Talep edilen alacaklarla ilgili ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacının ücret ve dökülen beton metreküp miktarına göre prim usulü ile çalıştığı anlaşılmaktadır. İşçi ne kadar fazla çalışırsa o kadar çok prim kazancı elde edeceğinden fazla çalışma karşılığı aldığı primlerin fazla mesai ücreti hesabında dikkate alınması gerekir. Bu tür çalışmalarda işçi fazla çalışmasının karşılığı olarak değişen oranlarda aldığı primin fazla çalışmanın zamsız kısmı olduğunun kabul edilerek bu ödemelerin %50 zamlı kısmının hesaplanması işin ve çalışmanın niteliğine daha uygundur. Somut olayda davacının fazla mesai alacağı hesaplanırken temel üceret üzerinden %50 zamlı kısmının belirlenerek sonuca gidilmesi gerekir.
3-Kullanılmayan izin süresine ilişkin olarak ödenecek ücretin 4758 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde “sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödeneceği” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere fazla mesainin zamsız kısmı olarak kabul edilen prim ödemelerinin ücrete katılmadan izin ücretinin belirlenmesi gerekirken aksi yöndeki, değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.