YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27349
KARAR NO : 2014/35987
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ : Gebze 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2012/113-2013/273
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili iş sözlşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazmiantı alacaklarının ödendiğini buna dair ibranameyi imzaladığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup, 132. maddesine göre “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir”.
01.07.2012 tarihi öncesi ibranamenin geçerli olup olmadığı dava tarihi itabariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun irade fesadını düzenleyen hükümlerine göre değerlendirilmelidir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde ibra iradesine değer verilemez.
İbranamedeki irade fesadı hallerinin 818 sayılı Kanun’un 31. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir. Ancak işe girerken alınan matbu nitelikteki ibranameler bakımından iş ilişkisinin devam ettiği süre içinde bir yıllık süre işlemez.
Somut olayda iş sözleşmesinin 31.1.2012 günü feshedildiği aynı tarihli ibranamede kıdem ve ihbar tazminat alacağının 10.494,34 TL ve 2.300,00 TL de davacı borcu olduğu, davacının toplam alacağının 8.340,00 TL olarak yazıldığı, taraflarca da bu belgenin imzalandığı görülmüştür. İbranamenin geçersizliğine dair bir irade fesadı hali ispat edilememiştir Davalı taraf bir kısım makbuz ve el yazılı belgelerle kısım kısım ödemelerde bulunmuştur. Davalı davacının 950,00 TL ücretle çalışıtğını ileri sürmüş, davacı ve tanıkları, emsal ücret araştırmasına göre ise davacının 1.300,00 TL net ücretle çalıştığının kabul edilmesi ile kıdem ve ihbar tazminatının ibranamede belirtilenden fazla olduğu ödemlerin de mahsup edildiği görülmüştür. Davalının savunma ve talebi olduğuna göre ibranamede yer alan işçinin kabul ettiği 2.300,00 TL borcunun da alacaklardan mahsup edilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.