Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/15499 E. 2015/31031 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15499
KARAR NO : 2015/31031
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

Tebliğname No : 3 – 2013/262352
MAHKEMESİ : Develi Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2011/53 (E) ve 2013/228 (K)

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar Ahmet, Ferhat ve M.. Y.. hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarına karşı itirazların, itiraz mercii tarafından değerlendirildiği görülmekle temyiz kapsamı ile sınırlı yapılan incelemeye göre;
1) Sanık Adem hakkında mağdurlar Hatice ve Salim’e karşı yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan itirazların değerlendirilmesinde;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12 maddesinde “itiraz” olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 264/1 maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair hükmü nazara alındığında, sanığın dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek temyizen incelenmeyen dosyanın itiraz merciince incelenmesi için mahalli mahkemesine İADESİNE,
2) Sanıklar Ahmet ve Ferhat’ın Ali’ye karşı; sanıklar Mustafa ve İbrahim’in katılan Ahmet’e karşı işlediği yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Katılan sanıklar Ahmet ve Ferhat’a 29.04.2013 tarihinde usulüne uygun tebligat yapılmasına, gerekçeli kararda CMK’nin 232/6. maddesine uygun olarak yasal süre, başvuru şekli yazılmasına rağmen hükmü bir hafta içinde temyiz etmesi gerekirken süresinden sonra 07.05.2013 tarihinde temyiz ettikleri görülmekle katılan sanıkların temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
b) Sanık İbrahim’in Vahdettin ve Ferhat’a; sanık Mustafa’nın Vahdettin’e; sanık Vahdettin’in Salim ve Hatice’ye karşı yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde;
Tayin olunan cezanın karar tarihindeki tür ve miktarına göre; 14.4.2011 gün ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı CMK’nin yürürlüğüne ve uygulanmasına ilişkin kanuna eklenen geçici 2. maddesindeki temyiz sınırı ve hükmolunan adli para cezasının miktarı göz önüne alındığında hükümler kesin nitelikte olduğundan sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanıklar İbrahim ve Mustafa’nın katılan Ahmet’e karşı işledikleri yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
4) Sanıklar Adem, Vahdettin ve Murat’ın müşteki Ali’ye karşı yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde;
a) Sanıklar Vahdettin ve Murat için; 5271 sayılı CMK’nin 196/2 maddesine göre alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren suçtan yargılanan sanıkların istinabe yoluyla dinlenemeyeceği, yargılamayı yapan mahkemece duruşmaya çağrılıp dinlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde istinabe yoluyla elde edilen savunmaları ile yetinilip hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanık Adem dışındaki diğer sanıkların başka yerde yaşamaları nedeniyle ismen mağdur ve tanıklar tarafından tanınmadıkları dosya kapsamından anlaşılmakla olayın görgü tanığı olan Halit ve Doğan ile Bozbeşparmak ailesinden olayı gören mağdurlara, olaydan sonra sanıkları teşhis işleminin yaptırılmaması, tarafların yargılamada karşılaşmamaları gözönüne alındığında mağdurlar ve tanıklardan müşteki Ali’yi yaralayan sanıkların hangileri olduğu sorularak suçu işlediği kesin tespit edilen sanıkların cezalandırılması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi,
c) Dosya kapsamına göre sanık Ferhat’ın olaydan 3 gün kadar önce nişanlısını rahatsız ettiğinden sanık Ali’nin oğlu İbrahim’i dövdüğü, bu nedenle aralarında sorun olan sanık Ali’nin, olay günü kavgadan önce köye damadı sanık Ferhat’ın geldiğini görmesi üzerine sanık Adem’e “Ferhat bu köye gelmeyecek, sinkaf ederim” dediğini, sanık Adem’in söylemesi ve damadı Ferhat’a telefonda bildirmesi üzerine olay yerine Ferhat, diğer kardeşleri ve akrabası olan sanıklarla geldiğinde çıkan kavgada sanık Adem’in hakaret olayını Emre Bayırsokak’ın gördüğünü söylediği halde bu tanık dinlenilerek sonucuna göre sanıklara TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılması gerekirken tanıklar Halit ve Doğan’ın, Ferhat’ın küfürlü sözlerle sanık Ali’yi çağırarak kavgayı başlattığı kabul edilerek eksik inceleme ile sanıklara haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. ve 326/son maddeleri gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın CMUK’un 325. maddesi gereğince suçu iştirak halinde işledikleri kabul edilen sanıklar Ahmet ve Ferhat’a sirayetine, 04.11.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.