YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26650
KARAR NO : 2014/36039
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2013/279-2013/127
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının 1996- 2005 yılları arasında davalı şirkette çalıştığını iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe herhangi bir sebep bildirilmeksizin feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davacının taleplerinin yerinde olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep yokken davalı tarafından feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ücretin miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda şahit beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı 635,00 TL net ücret aldığını iddia ederken davalı davacının 570,00 TL brüt ücret aldığını savunmuştur. Mahkemece davacının özellikleri açıklanıp yöntemince ücret araştırması yapılmaksızın davacı şahidinin beyanına itibar edilerek davacının 635,00 TL net ücret aldığının kabulü yerinde olmamıştır. Yukarıda açıklandığı gibi ücret araştırması yapılarak sonucuna göre diğer delillerle konunun değerlendirilip davacının ücretinin belirlenmesi ve taleplerinin hüküm altına alınması gereklidir. Bunun yapılmaması ise hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.