Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/8900 E. 2015/19981 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8900
KARAR NO : 2015/19981
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

MAHKEMESİ : Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/06/2014
NUMARASI : 2012/166-2014/125
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyleki;
1- Mahkeme gözlemine göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulanan kavaksayısı dikkate alındığında; öncelikle taşınmaz üzerende bulunana kavakların kim tarafından kesildiği tespit edildikten sonra idare tarafından kesilerek götürülmüş ise; “kavak ağacının o yörede kaç yaşında kesim durumuna geleceği” ve kesim çağındaki bu kavaklıktan elde edilecek gelir, resmi verilere dayanmak suretiyle tespit edilip, bundan kavak ağaçlarının kesim çağına kadar geçen süre içindeki masrafları indirildikten sonra bulunan değer kesim yılına bölünmek suretiyle dekar başına elde edilecek yıllık net gelir belirlenerek, bu net gelire de kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle kavaklığın değerinin biçilmesi gerektiği halde yazılı şekillde kavak ağaçlarınını kim tarafından kesilip götürüldüğü belirlenmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi;

2- İlçe Tarım Müdürlüğünden gelen resmi veriler dikkate alındığında, hükme esas bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak alınan domatesin veriminin 2100kg/da olarak ve taze fasülyeninin veriminin ise 950kg/da olarak alınması gerekirken gerekçesi açıklanmadan daha az oranda verim alan bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile aza hükmedilmesi.
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.