YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8209
KARAR NO : 2015/14406
KARAR TARİHİ : 09.07.2015
MAHKEMESİ : … Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6352 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 28/07/2012 tarihli iade kararı sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, iade kararından sonra mühür bozma suçundan hüküm kurulmadığı, ancak mühür bozma suçundan kurulan 11/06/2010 tarihli ilk hükme karşı yapılan temyiz başvurusunun geçerli olduğu belirlenerek, yapılan temyiz incelemesinde,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; dosyada mevcut mühürleme tutanağının 23/09/2007 tarihli olup dava konusu suç tarihinden sonra olduğunun anlaşılması karşısında, katılan kurumdan kaçak elektrik tespit tutanağından önceki tarihli bir mühürleme tutanağı olup olmadığı sorulup varsa bu tutanak getirtilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Mühürleme tutanağının olması durumunda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, mühür bozma suçunun da zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “Sanık kaçak elektrik bedelini ödemediğinden….” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı Kanun’un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; suça konu abonenin tarımsal sulama kuyusuna ait olması karşısında olay yerinde bir ziraat bilirkişisi ve elektrik bilirkişisi ile tekrar keşif icra edilip, suç tarihi itibariyle sayaca bir müdahalenin bulunup bulunmadığı, katılan kurumun zararının kesin olarak tespiti bakımından suça konu yerde tüketilebilecek enerji miktarının belirlenmesi için bilirkişiden rapor alındıktan sonra, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.