YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26041
KARAR NO : 2014/36117
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ : Gaziantep 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 17/05/2013
NUMARASI : 2011/531-2013/320
Hüküm süresi içinde davalı Sağlık Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığını, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini, ihale sözleşmesinde öngörülen ücret zammının da uygulanmadığını beyanla, fark ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Sağlık Bakanlığı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin hak kazandığı ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmaların bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, uyuşmazlığa konu dönemde, davacının oniki saat çalışma, yirmidört saat dinlenme esasına göre çalıştığı sabittir. Bu çalışma düzeninde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalışılmış olması mümkün değildir. Hal böyleyken mahkemece, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığının kabul edilerek, anılan alacağın hesaplanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda takdiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın şahit anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Somut olayda davacının fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının şahit beyanına göre belirlenmesine rağmen mahkemece takdiri indirim yapılmamıştır. Mahkemece, şahit beyanına göre belirlenen fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarında makul bir oranda takdiri indirim yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.