YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16073
KARAR NO : 2015/31135
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No : 4 – 2014/207954
MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2012/1130 (E) ve 2013/231 (K)
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Katılan Sanık S.. E.. hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmü ile tüm katılan sanıklar hakkında hakaret suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Katılan Sanık S.. E.. hakkında B.. Ö..’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
a) Katılan B.. Ö..’in tüm tıbbi evrak ve adli raporlarının en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, başparmağında meydana gelen kırığın Burhan’ın sanık Sinan’a yumrukla vurması sonucu oluşup oluşmayacağı yönünden rapor alınması gerekir iken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
b) Kemik kırığına neden olan yaralanma eylemlerinde; 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, TCK’nin 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, mağdurda meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olmasına rağmen temel ceza üzerinden TCK’nin 87/3. maddesine göre TCK’nin 3. maddesi gereği işlenen fiilin ağırlığı ile orantılılık ilkesine aykırı şekilde cezanın (1/4) oranında artırılarak sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
c) Olayda sanığında yaralandığının anlaşılması karşısında ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-2.. Esas, 3.. sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA; 05.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.