YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14184
KARAR NO : 2015/17350
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 02/10/2012 tarihinde işlediği karşılıksız yararlanma suçunda, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında, bilirkişi tarafından hesaplanan kurum zararı belirtilmek suretiyle sanığa bildirimde bulunulması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
Sanığın, 08/12/2010, 30/12/2010 ve 18/11/2011 tarihlerinde işlediği karşılıksız yararlanma suçları nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediğinin katılan kurumdan yeniden sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, 08/12/2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağıyla ilgili olarak ek bilirkişi raporu alınıp kurum zararı vergi ve ceza hesaba katılmadan hesaplattırılıp daha sonra, 08/12/2010, 30/12/2010 ve 18/11/2011 tarihli tutanaklarla ilgili olarak bilirkişi tarafından vergi ve ceza hesaba katılmadan hesaplanmış olan tutar açıkça belirtilmek suretiyle sanığa “şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak ve ödeme için makul bir süre tanınarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın, 08/12/2010 tarihinde işlediği karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle kamu davası açılıp hukuki kesinti oluşmadan, 30/12/2010 tarihinde ikinci kez karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığın her iki tutanak nedeniyle bir kez TCK’nın 163/3. maddesiyle cezalandırılmasına, ancak verilen cezada 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 163/3. maddesiyle bir kez cezalandırılmasına karar verilerek eksik cezaya hükmolunması,
3- TCK’nın 50/1. maddesinde, kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına veya maddede belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebileceği belirtilmiş olup 02/10/2012 tarihinde işlenen karşılıksız yararlanma suçuyla ilgili olarak söz konusu maddede belirtilen koşulların bulunduğu kabul edilerek sanığa verilen on aylık hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği halde, 08/12/2010, 30/12/2010 ve 18/11/2011 tarihlerinde işlenen karşılıksız yararlanma suçlarıyla ilgili olarak sanığa verilen on aylık hapis cezalarının benzer gerekçelerle TCK’nın 50/1. maddesinde belirtilen adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün istem gibi BOZULMASINA, 08/12/2010 ve 30/12/2010, tarihinde işlenen karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümle ilgili olarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.