Danıştay Kararı 6. Daire 2018/2949 E. 2021/11929 K. 01.11.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/2949 E.  ,  2021/11929 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/2949
Karar No : 2021/11929

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR )
1- … 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALILAR)
1- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR)
1- … Bakanlığı
2- … Belediye Başkanlığı
II- (DAVACILAR )
1- … 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın … tarihli … sayılı işlemiyle onaylanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının ve bu planda bulunan 18. madde uygulamasına ilişkin plan notlarının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden: alanın Muğla Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile tescil edilen ve Aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararı ile tescili devam ettirilen doğal sit alanı sınırları içerisinde kaldığı,alanı kapsayan ve … tarih ve … sayılı belediye meclis kararı ile onaylanan imar planının, 2863 sayılı Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve bağlı Yönetmeliklerine aykırı olması nedeniyle üst ölçekli plan hükümleri kapsamında geçerli bir imar planı durumunda bulunmadığı, mevzuata aykırı olarak onaylanan imar planının Koruma Amaçlı İmar Planı yapımı çalışmalarında dikkate alınmamasının planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırı olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. madde uygulamasına ilişkin olarak plan hükümlerinin 1.10. maddesinde “Planlama alanında, tarım arazilerinin yer aldığı imar adaları dışında 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi doğrultusunda arazi ve arsa düzenlemesi yapılacaktır.” hükmü, 5.2. maddesinde ise; “Planlama alanı bütününde imar uygulaması etaplar halinde yapılabilir. Bu etapları belirlemeye ilgili belediyesi yetkilidir. Uygulama aşamasında yüzde altmışı oranında imar uygulaması tamamlanmış olan imar adası/parseli uygulama dışında bırakılabilir. Bu parsellerde imar yapılaşma koşulları doğrultusunda yapı ruhsatı, iskan vb. işlemlere devam edilebilir.” hükümlerinin yer aldığı, 1.10. maddesinde belirtilen hükmün İmar Kanunu ile belirlenmiş bir zorunluluk olması nedeniyle mevzuata aykırılık içermediği, 5.2. maddesi ile belirlenen “Planlama alanı bütününde imar uygulaması etaplar halinde yapılabilir. Bu etapları belirlemeye ilgili belediyesi yetkilidir. ” hükümlerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, ancak, “Uygulama aşamasında yüzde altmışı oranında imar uygulaması tamamlanmış olan imar adası/parseli uygulama dışında bırakılabilir. Bu parsellerde imar yapılaşma koşulları doğrultusunda yapı ruhsatı, iskan vb. işlemlere devam edilebilir. ” düzenlemesinin İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik”in 5. maddesi ile çeliştiği ve %60 oranında imar uygulaması görmüş bir ada/parselin geri kalan kısmı kısmen 18. madde uygulamasına tabi tutulabilecekken, plan hükmüyle uygulama dışında bırakılabileceğinin düzenlendiğinin görüldüğü, plan çalışmalarında imar planlarıyla belirlenen plan hükümlerinin; uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların giderilmesi için, mevzuatla düzenlenmeyen, yeterli açıklama bulunmayan veya yöreye özgü koşullar nedeniyle planda farklı düzenlemeler gerektiği durumlarda düzenlenen araçlar olduğu düşünüldüğünde plan hükmünün, mevzuatta zaten tanımlanmış olan bir düzenlemeyi kamu yararı içermeyen bir şekilde farklılaştırması nedeniyle şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı, dava konusu taşınmazın bir kısmının yol+park alanı olarak ayrılması açısından da taşınmazın bulunduğu bölgeyi kapsayan bir düzenleme sahası tespit edilmediğinden düzenleme ortaklık payı kesintilerinin bu aşamada belirlenemeyeceği, kesintilerin yapılacak parselasyon ile netlik kazanacağı anlaşıldığından bu kısmı yönünden mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin plan notlarının 5.2. maddesine ilişkin kısmının iptali, plan notlarının 1.10. maddesine yönelik kısmı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının taşınmaza yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; uyuşmazlıkta, Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın 1/1000 öçekli koruma amaçlı uygulama imar planında ve 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında, “turizm+konut ve park” alanı kullanımında kaldığı, dolayısıyla 1/1000 ölçekli planda getirilen kullanım kararlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olduğu ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali isteminde bulunulmadığı hususu göz önüne alındığında, kullanım kararları yönünden kesinleşen nazım imar planına uygun usulde onaylanan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ilave edilerek istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1 – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tarafından: Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve plan notlarının, usul ve yasaya uygun olduğu savunularak iptale ilişkin kısmın bozulması ve davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Bodrum Belediye Başkanlığı Tarafından: Davaya imar planı ve notların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlandığı, Bodrum Belediye Başkanlığının hazırlık veya onay aşamasında bir katkısının bulunmadığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, uyuşmazlık konusu nazım ve uygulama imar planları, usul ve yasaya uygun olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
3- Davacılar Tarafından: Davaya konu işlemler nedeni ile parselden ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesileceği ve parselin yerinin nerede olacağının belirsizlik taşıdığı, parsel hakkında bilgi sahibi olunamadığı gerekçesiyle karardaki davanın reddine ilişkin kısmın kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI:
Temyiz edilen kararda davanın reddine ilişkin kısım yönünden bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DAVALI … BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DAVACILARIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu nazım ve uygulama imar planlarının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlandığı ve anılan imar planlarının onay, askı ve ilana ilişkin aşamalarının da Bodrum Belediye Başkanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonu ile yürütüldüğü, Bodrum Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu işlemin askıya çıkartılması dışında dava konusu işlem hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediği ve taraf sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından, davanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı husumetiyle görülmesi gerekirken, temyize konu kararda Bodrum Belediye Başkanlığının hasım mevkiine alınması ile aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulmasına, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve davacıların temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik” ibaresinin “Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği” şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, davalı idarenin isminin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirilmesi suretiyle işin gereği görüşüldü.

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın … tarihli … sayılı işlemiyle onaylanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının ve bu planda bulunan 18. madde uygulamasına ilişkin plan notlarının iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde, dava dilekçelerinin husumet yönünden inceleneceği, 15/1-c maddesinde ise davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesinin belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği, aynı Kanunun 14. maddesinin 6. fıkrasında yukarıda belirtilen usule aykırılığın ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, yine aynı Kanunun 49/1-c maddesinde ise usul hükümlerine uyulmamış olunması, kararın bozulmasını gerektiren sebepler arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile davacıların temyiz istemi yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin plan notlarının 5.2. maddesine ilişkin kısmının iptali, plan notlarının 1.10. maddesine yönelik kısmı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının taşınmaza yönelik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun, 1/1000 ölçekli planda getirilen kullanım kararlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olduğu ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali isteminde bulunulmadığı gerekçesi eklenerek reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı Bodrum Belediye Başkanlığının temyiz istemi yönünden;
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu nazım ve uygulama imar planlarının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlandığı ve anılan imar planlarının onay, askı ve ilana ilişkin aşamalarının da Bodrum Belediye Başkanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonu ile yürütüldüğü, Bodrum Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu işlemin askıya çıkartılması dışında dava konusu işlem hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediği ve taraf sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından davanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı husumetiyle görülmesi gerekirken, temyize konu kararda Bodrum Belediye Başkanlığının hasım mevkiine alınması ve bu suretle aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinde isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE, Bodrum Belediye Başkanlığının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının esas yönünden ONANMASINA, Bodrum Belediye Başkanlığının hasım mevkiine alınması ile aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.