Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/11756 E. 2015/15195 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11756
KARAR NO : 2015/15195
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanıklar müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklara soruşturma aşamasında görevlendirilen müdafii tarafından hüküm temyiz edilmiş ise de; yargılama aşamasında sanıkların müdafi talepleri bulunmadığı gibi zorunlu müdafi atanmasını gerektiren yasal bir zorunluluğun da olmadığı ve müdafiinin de duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla gerekçeli kararın kendisine tebliği üzerine hükmü temyiz eden Avukat …’ın hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
I- Sanık S.. hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
1- Konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları kapsamında düzenlenen 25/06/2008 tarihli ek iddianame sanığa tebliğ edilmeden, ek iddianame duruşmada okunmadan ve ek iddianameye göre sanığın sorgusu yapılmadan 5271 sayılı CMK’nın 176 ve 191.maddelerine aykırı olarak hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanığın, temyiz dışı sanık … ile birlikte müştekinin komşusunun ihbarı üzerine apartmanın çıkışında çaldıkları eşyalarla birlikte olay yerinden ayrılmadan kolluk görevlilerince yakalanmaları karşısında, hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kalmış olabileceği, ancak müştekinin hazırlıkta verdiği ifadesinde bir adet deri kayışlı kol saati ve bir çift küpe dışındaki eşyalarını teslim aldığını belirtmesine göre ise suçun tamamlanmış olabileceği gözetilerek bu hususun duruşma sırasında müştekiye sorularak açıklığa kavuşturulup sonucuna göre hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 10/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.