Danıştay Kararı 5. Daire 2017/6694 E. 2021/3401 K. 01.11.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/6694 E.  ,  2021/3401 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/6694
Karar No : 2021/3401

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurulu / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararın mevzuata ve hukuka aykırı olduğu, olağanüstü hal dönemlerinde hukukun çizdiği çerçevede düzenleme yapılabileceği, Anayasa ile Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin amaç ve süre yönünden sınırlandırıldığı, bu düzenlemelerle nihai sonuç doğuran işlem yapılamayacağı, AİHM’in verdiği birçok kararda olağanüstü hal dönemlerinde bile insan haklarının çizdiği belirli sınırlar içinde hareket edilmesi gerektiğinin vurgulandığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiası ile işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin mezkur kararlar tesis edilirken şahsı ile ilgili belirleme yapmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ya da irtibatı olduğu şeklinde yorumlanabilecek hiçbir davranışının bulunmadığı, hakkında isnat edilen suçlamaları kabul etmediği, meslekten çıkarılmasına sebep olan olaylarla ilgili hakkında disiplin soruşturması açılmadığı, ceza yargılamasının sonuçlanmasının beklenmediği, kararın gerekçeleri somut olarak bildirilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı, savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının engellendiği, AİHS’nin “adil yargılanma hakkı” başlıklı 6., “kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi” başlıklı 7. maddeleri ile Anayasa’nın “temel hak ve hürriyetlerinin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15., “hak arama hürriyeti” başlıklı 36., “suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38., “çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49., “milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90/son, “görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturmasında güvence” başlıklı 129/2. maddelerine aykırı hareket edildiği, olağanüstü hal dönemlerinde idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi, sınırsız ve mutlak olmadığı iddia edilmiştir. Öte yandan davacı tarafından, dava konusu kararın dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve anılan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Yasa’nın 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, yargı mensubu olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır) 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nca verilen … tarih ve … sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemekle birlikte, anılan Kanun’un 31.maddesinin dolaylı olarak göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartları arasında sayılmıştır.
Yapılan araştırmada, davacının Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun bakılan davaya konu edilen kararının iptali istemiyle açtığı ilk dava Danıştay 5. Dairesi’nin E:2016/4426 sayılı dosyasında derdest iken; aynı Daire’de, söz konusu Genel Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmakta olup, bu durumda davacının aynı istemle mükerrer olarak açtığı bu davanın yukarıda anılan usul hükümleri uyarınca derdestlik nedeniyle incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairemizin E:2017/4426 sayılı esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanunda hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istem yerinde görülmemiştir.

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
… tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

B) İNCELEME VE GEREKÇE
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemi de içeren Dairemizin E:2017/4426 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairemizin 01/11/2021 tarih ve K:2021/3399 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/4426 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

C) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinden davacı tarafından peşin ödenen … TL harcın davacının üzerinde bırakılmasına, … TL harcın mahsubu sonrasında kalan ve davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.