YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6467
KARAR NO : 2015/30640
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Tebliğname No : 8 – 2013/306955
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/06/2013
NUMARASI : 2012/395 (E) ve 2013/298 (K)
SANIK : N.. A..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, 6136 sayılı Kanun kapsamında kalan bıçağı elinde olduğu halde müştekilerin görevli oldukları polis merkezine geldiği, polis memurlarının müdahale ettiği sırada, sanığın nöbet kulübesinin camına yumruk vurmak suretiyle kırarak, kamu malına zarar verme ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın ikrara dayalı savunması, müşteki ve tanık beyanları, olay tutanağı, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçları işlediği anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının c ve e bendinde yer alan hak yoksunlukları konusunda herhangi bir karar verilmemesi,
5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesine göre; “Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir’ ‘hükmünün öngörüldüğü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasına ilişkin hüküm verildikten sonra, bu cezanın iki eşit taksitle ödenmesine karar verilerek taksit sayısının yanlış belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılıp yerlerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” yazılması, yine sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan takdir edilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımdan “2 eşit taksitte (her taksit tutarı 200.00 TL olmak üzere)” ibaresi çıkartılarak yerine “4 eşit taksitte” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.