Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6207 E. , 2021/5415 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6207
Karar No : 2021/5415
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığında 21/05/1993 – 24/01/1997 tarihleri arasında tabip olarak görev yapan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde tabip binbaşı olarak görev yapmakta iken 14/12/2012 tarihinde 2. derecenin 3. kademesinden emekliye ayrılan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında geçen hizmetlerinin, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 18. maddesine göre, emekli keseneğine esas aylık derecesinin tespitinde dikkate alınması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 05/11/2013 tarihli işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .. İdare Mahkemesince; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 18. maddesi uyarınca, Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi görevlerde bulunduktan sonra Emekli Sandığı iştirakçisi olanların, sigortalı hizmetlerinin, emekli keseneğine esas aylık derecesinin tespitinde dikkate alındığı; uyuşmazlığın, davacının Sağlık Bakanlığında ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde geçen hizmetlerinin aynı sosyal güvenlik kuruluşu (Emekli Sandığı) içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinden kaynaklandığı; davacının her iki kurumdaki söz konusu hizmetleri nedeniyle Emekli Sandığına tabi olduğu, bu hizmetlerin bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle davacının emekli keseneğine esas aylık derecesinin belirlenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na tabi hizmetleri esas alınarak yapılan intibak işleminde bir hata bulunmadığı; ayrıca 5434 sayılı Kanun’un Ek 18. maddesinde, Emekli Sandığı dışındaki diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına (SSK, Bağ-Kur gibi) tabi hizmetlerde bulunduktan sonra, Emekli Sandığına tabi görevlere atananların emekli keseneğine esas aylık derecelerinin tespitinde dikkate alınmasına yönelik düzenleme yapıldığı, davacının hizmetlerinin ise sadece 5434 sayılı Kanun kapsamında olması nedeniyle, 657 sayılı Kanun’a tabi hizmetlerinin emekli keseneğine esas aylık derecesinin tespitinde dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 5434 sayılı Kanun’un 41. maddesinde, emekli aylığının hesabında personel kanunlarında belirtilen “ek göstergelerin” de dahil edileceğinin belirtildiği, 926 sayılı Kanun’da ise sigortalı hizmetlerin kazanılmış hak aylık derecesinde dikkate alınacağına yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği; buna göre, davacının 657 sayılı Kanun’a tabi hizmetlerinin, 926 sayılı Kanun kapsamında belirlenen kazanılmış hak aylık derecesinin ve emeklilikte yararlanacağı ek göstergesinin tespitinde dikkate alınmayacağı açık olmakla birlikte; 5434 sayılı Kanun’un Ek 18. maddesi uyarınca, diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında geçen sigortalı hizmetlerin, emekli keseneğine esas aylık derecesinin tespitinde değerlendirildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının 926 sayılı Kanun öncesinde, 657 sayılı Kanun kapsamında geçen hizmetlerinin, evleviyetle emekli keseneğine esas aylık derecesinde dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile yoksun kalınan parasal hakların başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.