Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14126 E. 2015/30606 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14126
KARAR NO : 2015/30606
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2015/282344

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2015
NUMARASI : 2015/187 (E) ve 2015/640 (K)
SANIK : A.. Ö..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın takım elbiseli bir şekilde lüks araç ile katılanın işlettiği kokoreç dükkânına gelerek kendisini milletvekili şoförü ve koruması olarak tanıttığı, bir süre katılanın babası ile muhabbet ettiği, ortak tanıdıkları olduğunu söylediği, muhabbet sırasında güvenlik alınacağını söyleyince tanık Hilmi’nin oğlu olan katılanı işe yerleştirmesini istediği, kabul etmesi üzerine katılanın gerekli belgeleri ve parayı hazır edip sanığa verdiği, daha sonra sanığa ulaşamadıkları olayda; yerel Mahkeme’nin 23/02/2011 tarih 2010/348 E. 2011/96 sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 02/02/2015 tarih ve 2013/7624 esas, 2015/1734 sayılı kararıyla sanığın katılanın zararını yargılamanın hangi aşamasında karşıladığı araştırılmadan TCK’nın 168. maddesinin hangi fıkrası uyarınca indirim yapıldığı da belirtilmeden denetime imkan tanımayacak şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.