YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3097
KARAR NO : 2015/30639
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/116572
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2011/609 (E) ve 2013/104 (K)
SANIK : Ö.. K..
SUÇ : Hırsızlık
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müştekinin babasına ait …. Ticaret isimli işyerine gelip, internet kafesi olduğunu, kaliteli kablolu mouse alacağını söylediği, müştekinin 30 adet mouse hazırlayıp çantaya koyduğu, sanığın cebinden bir miktar parayı çıkartarak müştekiye para bozup bozamayacağını sorduğu, sanığın birisi ile telefonla konuşuyormuş gibi yaparak, müştekinin eline doğru uzandığı, müştekinin para bozduğunu zannederek 120 TL parayı sanığa verdiği, bu sırada sanığın bozdurmak istediği parayı vermeden bir yakınının cenazesi olduğunu ve acilen gitmesi gerektiğini söyleyerek iş yerinden ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği, sanığın bu şekilde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların gözetilmesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.