YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20870
KARAR NO : 2014/31473
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ : Ankara 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2011/364-2012/1640
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte önmuhasebe biriminde 06.09.2010-22.10.2010 tarihleri arasında haftada yedi gün 09:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını, aylık net 1.500,00 TL ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak 400,00 TL dışında kendisine ödeme yapılmadığını, bayramlarda çalıştığını, işverenliğe haklarının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak kendisine bir ödeme yapılmadığını belirterek ücret, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 08.09.2010 tarihinde önmuhasebeci olarak çalışmaya başladığını, davacının görevinin kasa hesabını tutmak olduğunu, şirket yetkilisinin kasa sayımında eksik tespit ettiğini ve bu hususu davacıya sorduğunda davacının işe gelmediğini, davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmemesi sebebi ile iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini, asgari ücretle çalıştığını, çalışmaların haftada beş gün 09:30-18:30, Cumartesi günü 10:00-17:00 saatleri arası olduğunu ve Pazar günleri işyerinde çalışma yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Taraflar arasında davacının davalı işyerinde işe başladığı tarih konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı davalı işyerinde 06.09.2010 tarihinde işe başladığını beyan ederken, davalı taraf sigortalı hizmet cetveline göre davacının 08.09.2010 tarihinde işe başladığını belirtmiştir. Davacının babası olan davacı şahidi davacının 06.09.2010 tarihinde işe başladığını belirtmiş, diğer davacı şahidi işe başlama tarihine ilişkin beyanda bulunmamıştır. Bu beyanlar ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı 06.09.2010 tarihinde işe başladığını ispat edememiştir. Bu sebeple davacının sigortalı hizmet cetveline göre hizmet süresinin tespiti gereklidir.
2-İşçiye ödenen aylık ücretin miktarı taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık noktasını oluşturmaktadır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 323. maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda şahit beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı ücretinin aylık net 1.500,00 TL olduğunu ileri sürmektedir. Davacı şahitleri işyerinde çalışması olmayan kişiler olup davacının net 1.500,00 TL ücret aldığını beyan ederken, davalı şahidi davacının asgari ücret aldığını beyan etmiştir. Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasından sorulmak sureti ile emsal ücret araştırması yapılmış ise de, ilgili oda tarafından herhangi bir ücret miktarı bildirilmemiştir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, emsal ücret araştırmasının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece yukarıdaki ilkelere göre emsal ücret araştırması yapılması gereklidir. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsiz olup bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir.
3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda şahitlerin ortak beyanlarına göre davacının haftanın beş günü 09:00-19:00 saatleri arasında 12 oniki saat, Cumartesi günleri 10:00-15:00 saatleri arasında altı saat çalıştığı belirtilerek buna göre haftalık onüç saat fazla mesai yaptığı tespit edilmiş olup bilirkişi tarafından belirlenen çalışma süreleri hatalıdır. Bilirkişi tarafından kabul edilen çalışma saatlerine göre hafta içi 09:00-19:00 saatleri arasında on saat, Cumartesi günü 10:00-15:00 saatleri arasında beş saat çalışma bulunduğu, bu çalışmalardan gerekli ara dinlenme süresinin düşümü ile fazla mesainin hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bilirkişi raporundaki hesaplama hatası düzeltilerek ve kanuni ara dinlenmesi süreleri düşülerek fazla mesai alacağının tespit edilmesi gerekmekte olup hatalı bilirkişi raporuna göre fazla mesai alacağına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 12.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.