YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16005
KARAR NO : 2015/30706
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2011/398078
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2011
NUMARASI : 2010/584 (E) ve 2011/893 (K)
SANIKLAR : E.. K.., M.. U..
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların sattıkları dergilere ait son fatura tarihinin 17/12/2009 olduğu, Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17/12/2009 olacağı gözetilmeksizin 2009 tarihi olarak yazılması nedeniyle suç tarihinin 17/12/2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılanın İzmir ……… Başkanı olduğu, sanıkların ise bu derneğe ait derginin satış elemanları olarak görevli oldukları, katılanın derneğe ait bu dergilerden sanıklara satmak için 400 adet dergi ile 7 adet perakende satış fişi teslim ettiği, sanıkların satmış oldukları bu dergilerin ücretlerinden 3.720 TL’yi derneğe iade etmeleri gerekirken etmedikleri, böylece sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların savunması, katılan beyanı, bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanıkların belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.